Cadı, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın toplumdaki batıl inançları, korkuları ve insan psikolojisini eleştirel bir bakışla işlediği dikkat çekici romanlarından biridir. Roman ilk bakışta bir “korku” hikâyesi gibi görünse de aslında asıl amacı doğaüstü olaylardan çok insanların zihnindeki korkuları ve toplumun hurafelere olan bağlılığını göstermektir.
Eserde ölüm, yalnızlık, vicdan azabı ve bastırılmış korkular yoğun biçimde hissedilir. Özellikle “cadı” kavramı üzerinden insanların bilinmeyene karşı duyduğu ürperti anlatılırken, yazar sık sık akıl ile batıl inanç arasındaki çatışmayı öne çıkarır. Roman boyunca olaylar gizemli bir atmosfer içinde ilerler; okuyucu sürekli gerçekten doğaüstü bir durum mu var yoksa her şey insanların korkularının ürünü mü diye düşünür. Bu yönüyle eser psikolojik gerilim havası taşır.
Hüseyin Rahmi’nin dili yer yer mizahi olsa da romanın genelinde karanlık ve kasvetli bir hava hâkimdir. Karakterlerin korkular karşısındaki davranışları toplumun genel yapısını yansıtır. İnsanların kulaktan dolma inanışlarla nasıl yönlendirildiği, dedikodunun nasıl büyüdüğü ve korkunun insanları nasıl değiştirdiği oldukça gerçekçi şekilde işlenmiştir.
Romanın en güçlü taraflarından biri, okuyucuya sadece bir olay örgüsü sunmaması; aynı zamanda “İnsan neden korkar?” sorusunu düşündürmesidir. Yazar, toplumun cehaletini eleştirirken aslında modern düşüncenin önemini savunur. Bu nedenle eser yalnızca bir korku romanı değil, aynı zamanda sosyal bir eleştiri niteliği taşır.
Genel olarak Cadı; gizemli atmosferi, psikolojik çözümlemeleri ve toplum eleştirisiyle Türk edebiyatında farklı bir yerde duran, düşündürücü ve sürükleyici bir romandır.