Gönderi

Tanrıdan Açık Bir Mektup
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Lise döneminde okuduğum bu kitabı yıllar sonra tekrar elime almak çok farklı hissettirdi, en başta bunu söylemek istiyorum. Lise döneminde bir gencin okuduğu ve çıkardığı anlam bu kitaptan sade bir düşünceydi: "Çok istersen her şey olur." Fakat geçen onca zaman ve onca tecrübeden sonra anlıyorum ki mesele sadece bir şeyi istemek değilmiş. Mesele sadece bir hedef koymak ve ona ulaşmaya çalışmak değilmiş. Aslında bizi biz yapan, hayat dediğimiz o sürece anlam katan nereye vardığımız değil de, bir yere giderken nasıl bir yoldan geçtiğimizmiş. Her gün bir yerlere yetişmeye çalışıyor, hep birileri veya birtakım soyut ya da somut hedeflerle yarışıyoruz. Hep bir yere varmaya çalışıyoruz. Simyacı'yı alıp sayfalarında kendimi kaybedene kadar ben de bir şeylere bir yerlere yetişmeye çalışıyordum. Fakat bu kitap ile birlikte uzun bir mola verdim. Çoban Santiago ile birlikte okuyucuyu da uzunca bir yolculuğa çıkarabilen yetenekli yazar Paulo Coelho sayesinde Santiago'nun İspanya'dan başlayıp Mısır'a uzanan o yolculuğunda çokça şey okudum, çokça şey öğrendim. Dini öğretilerden ve hikayelerden de beslenen bu kitap özellikle birçok sayfada geçen bir terimin etrafında şekillenmektedir, ki bu terim dünyada hala çokça tartışılan kavramlardan biridir. Bahsi geçen terim "mektup" bildiğimiz anlamından hem uzak hem de oldukça yakındır bu anlama. Hem kader demek bu romanda mektup kelimesi hem de kendi manasında, tanrıdan insana açık bir mektup demektir. Kitap içerisinde belirtilen mektubun da özü, yolda olmak, yolu görmek, yolu değerlendirmektir. Bu romanı bir cümleye sığdırmak istesem sanırım denebilecek en uygun şey şu olurdu: "Bir yere varmanın değil, gidilen yolu onurlandırmanın romanı." İstesek de istemesek de bir yerlere varıyoruz hepimiz. Ama Santiago gibi, ama Mısır civarında yaşayan ve kişisel "menkıbesinden" çoktan vaz geçmiş o karakter gibi.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.