Puan vermedi·627 syf.····Okunma: 14 Mayıs 2026 17:25 Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Güray Süngü'den “Delirmeler Sarayı” adlı romanı oldu.
Romanda, zaman algısı mütemadiyen karakter geçişlerinde değişiklik gösteriyor. Bir geçmiş, bir şimdiki zaman aralığında, içsel dönüşümleri ve dışsal eylemleri yoğunlukla duyumsarız.
Hakan, az konuşan çok susan, içkin bir karaktere sahip, kendiyle savaşım halinde olan, tanıdığına da tanımadığına da mesafeli duruşu onu soğuk, kaba gösterse de karşındakinin yine de saygı duyduğu biridir.
Arif, kendi kabuğundan çıkamayan, annesinden başka bir dünyası yok iken, kendince şairliğe soyunan fakat bunu içinde bile sürdürmeye mecali olmayan hassas kişilikli biridir.
İsmail, geçmişin gölgesinde, bir acayip hezeyanların pençesine düşen, hem söyledikleriyle hem eylemleriyle boşluğa doğru yalpalayan bir edebiyat aşığı daha sonra deliliğe "öteki"ne bürünendir.
Selim, hayat dolu, çevresi ve arkadaşları tarafından sevilen saygı görülen biri. Bir gün okuduğu bir eseri sahneye uyarlamak ister ve hayat bundan sonra Selim için farklı bir surete bürünür. Kendini sorgulayan, bir başkasını merak eden, arayış içinde zaman zaman kendini bile kaybeden birine dönüşür. İstediği cevapların yanıtı için sonuna kadar da arayışını sürdürür.
Ve İhsan Zahir, tüm bu karakterlerin ortak paydası olarak tam merkezde duran, fakat geçirdiği bir kaza nedeniyle hareket edemeyen, konuşamayan sadece dinleyen, karakterler için öznel bir varlık olarak baş köşede izler olanları.
Bu defa yazarın diğer eselerindeki o çekici etkiyi hissedemedim. Hezeyanların yoğunluğu fazlasıyla boğucu hissetmeme neden oldu. Karakterlerin iç dünyasının işlenişi ara ara yordu. Anlamaya çalışmak, o arayışa dahil olmak cezbeder evet ama aşırı dozda buhran ve karamsarlık yüzünden belki de tatminsizlik yaşattı bana ne yazık ki.
#kitapalıntıları
&“Biraz hayata karış Arif, kapıları çal, duraklarda bekle, çarşıları dolaş, saray zannettiğin bu çıkışsız labirentin içinde dolaşmaktan vazgeç.”... “Dengeyi bul Arif, hayattan saklanma, kaçma, korkma. Sokaklara çık.”
&Her edebiyat yergisi genellikle eksiktir, ama hep bir yanıyla doğrudur. Her övgü genellikle fazladır, ama hep bir yanıyla doğrudur. O an neye ihtiyacın varsa ona daha çok inan. Çünkü genellikle önemli olan sürdürebilmektir. Bazen sanatı, bazen hayatı.