𝙽𝚊𝚛 𝙲̧𝚒𝚌̧𝚎𝚔𝚕𝚎𝚛𝚒 𝙱𝚊𝚛𝚞𝚝 𝙺𝚘𝚕𝚝𝚞𝚐̆𝚞𝚗𝚍𝚊
"Bazı yaralar dikiş tutmaz, bazı vedalar ise hiçbir bavula sığmaz."
Herkese Merhabalar...
Bugün sizlere yepyeni bir kitap ile geldim.
İlk gördüğüm anda ismi ve kapağı dikkatimi çekmişti.
Okudukça da konusu dikkatimi çekti.
Yazarın kurgusunu ve anlatımını sevdim.
Masalsı ama hüzün dolu bir içeriği vardı.
Afganistan'a doğru bir yolculuğa hazır mısınız?
Terzi İdris ile tanışın.
İdris erken yaşta ne olmak istediğine karar veren genç bir adamdır.
Babası onun bir memur olmasını hayal ederken İdris 'ben kelimeleri sadece kağıda değil, hayatın kendisini kumaşa dikmek istiyorum.' deyince babası terzi olmak istediğini anlar ve oğlunun seçimini destekler.
Hacı Abdullah madem terzi olmak istiyorsun en iyisinden eğitim almalısın diye düşünerek onu Usta Habib'in yanına çırak verir.
İdris kısa sürece sanatı öğrenmeye ve diktiklerinin astarına küçük ince işçilik ile beyitler de nahşeder.
Ve bir gün oraya o beyitlerden birini okuyan Leyla gelir.
Kalbinin de tam ortasına konar.
Ney kızı olan Leyla'nın da kalbi ona düşerken ne yazık ki bey Babasinin bu işte oluru yoktur.
Ve İdris'in de Kabil'den gitmekten başka şansı yoktur.
Peşaver'e doğru yolculuğu başlar.
Orada hayata tutunma ve Leyla ile tekrar kavuşma hayalleri kurarken.
Kabil artık bıraktığı gibi değildir.
Gökyüzü artık uçurtmalara sahip değil her yer toz dumandır.
Aradan koskocaman dokuz yıl geçer...
(Tabi geçen o arada İdris neler yaptı? Orasını okuyunca bulacaksınız)
Jalozai kampında bulur Leyla'sını...
Onların yaşadıkları,neler olduğu ve ne yaptıkları işte hepsinin cevabı bu kitapta sizleri bekliyor...
#narçiçekleribarutkoktuğunda #seldacacomments