Küçük prensi her elime aldığımda ona ait masalsılığının arkasında, aslında insanı çırılçıplak bırakan sarsıcı bir psikolojik röntgen görüyorum...
Bu kitap sadece çocuksu bir hikaye değil; büyüklerin o sayılarla, hırslarla, sahte unvanlarla ördüğü o sığ ve çamurlaşmış dünyasına vurulmuş en asil darbedir benim için.
Biz büyüdükçe hayatın o ciddi görünen ama ruhu tamamen kurutan detaylarında kaybolurken, içimizdeki o saf köklenmek isteyen toprağı kendi ellerimizle zehirliyoruz ne yazık ki...
Kitaptaki her bir karakter modern insanın gölge yanlarını o kadar enteresan ve rafine bir dille özetliyor ki insan okurken kendi gölgeleri ile de yüzleşmek zorunda kalıyor. Prensin gezegen gezegen gezip, büyüklerin dünyasındaki o anlamsız döngüleri, o sönmeyen kibirleri izlemesi; bana evrenin o soğuk ve kuru gerçekliğini hatırlattı. Bizler hayatı sadece mantıkla ve sayılarla çözebileceğimizi sanan o kibirli krallara benziyoruz bazen... Bunun gibi birçok felsefi referans var insanlığa dair. Kesinlikle ruhla okunması gereken bir kitap Küçük Prens