4/10
·224 syf.··
2026 50. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:16
Yasaklanmış masallar serisini okuyacak olanlar kesinlikle ne bekleyeceğini bilerek okumalı. Zaten serinin ilk kitabında da olaylara karşı tam bir vahşet demiştim. Bu kitap da yine aynı şekilde +18 değil de +21 yaş ve üzeri okumalı diyebileceğim bir türden. Kısaca konusundan bahsedecek olursam. Cendrine yıllardır üvey annesi ve üvey kardeşlerinin zulmüne maruz kalan bir kız. Öyle klasik kötü üvey aile değil gerçekten korkunç seviyede bir psikolojik işkence var. Üvey annesi onu ölü yakma evinin bodrumunda yaşamaya zorluyor ve bazen aynı yerde yakılmayı bekleyen cesetler de tutulabiliyor. Babası ise bütün bunlara sessiz kalıyor. Yıllarca biriken öfke sonunda Cendrine’i geri dönülmez bir noktaya sürüklüyor ve iki üvey kardeşini öldürüyor. Sırada üvey annesi varken babasının öldüğü haberini vermeye gelen polis memuru üzerindeki kan lekelerini fark ediyor ve Cendrine tutuklanıyor. Ama Cendrine'nin yarım kalmış bir işi var o da üvey annesini öldürüp intikamını almak. Bu kitapta kurbanın hayatta kalma mücadelesinden çok bir karakterin zihinsel çöküşünü ve canavara dönüşümünü okuyoruz. Açıkçası Cendrine karakteri beni korkuttu. Çünkü bazı noktalarda gerçekten cezaevinden çok bir akıl hastanesinde olması gerektiğini düşündüm. Kafasında sesler duyması, gerçeklik algısının bozulması ve verdiği tepkiler oldukça rahatsız ediciydi. Yazar karakterin psikolojik çöküşünü göstermeye çalışmış ama bence bunu becerememiş. Kitap boyunca beni en çok rahatsız eden şeylerden biri de anlatım biçimi oldu. Hikaye hem geçmiş hem şimdiki zaman arasında gidip geliyor ama bu geçişler bana çok dağınık geldi. Özellikle Cendrine’in yaşadığı travmaları çok geç öğreniyoruz. Bence yazar önce kızın maruz kaldığı korkunç olayları gösterip sonra cinayet sürecine geçseydi karakterle daha güçlü bir bağ kurulabilirdi. Ama hikaye doğrudan cinayetler ve hapishane süreciyle başladığı için Cendrine’in yaşadıklarına üzülmem gereken noktalarda tam olarak etkilenemedim. Ayrıca bana olay örgüsü de fazla karmaşık geldi. Özellikle son bölümlerde her şey aşırı hızlandı. Bazı olaylar o kadar kolay çözülüyor ki gerçeklik algısı tamamen kayboluyor. En büyük problem ise kitap çok ağır konular işliyor ama o ağırlığın duygusal etkisini yeterince hissettiremiyor. Karakterin acısını, öfkesini, deliliğe sürüklenişini daha derin hissetmek isterdim. Ama çoğu şey şok etkisi yaratmaya odaklanmış gibiydi. Evet kitap boyunca dehşete düştüğüm sahneler oldu. Hatta bazı yerlerde yok artık diyerek okudum. Ama şok olmak başka etkilenmek başka bir şey. İlk kitabı sevmiştim çünkü karanlık yapısına rağmen beni içine çekebilmişti. Ama bu kitapta aynı hissi alamadım. Benim için fazla karmaşık, fazla hızlı ve duygusal tarafı eksik kalan bir okuma oldu. Açıkçası başkasına önerebileceğim bir kitap da değil.
1000Kitap
KülkedisiSylvain Johnson · Dokuz Yayınları · 202690 okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.