SERRA'NIN ANI DEFTERİNDEN;
İnanılır gibi değil!
Bizler, dünkü çocuklar, dünün genç kızları hayatımızın yeni bir dönemecindeydik.
Evli kadınlardık artık.
Bir zamanlar en büyük soru, "Acaba kiminle evleneceğim?" idi. Bunun yanıtı,
kahve fallarında, astroglarda, su fallarında aranır dururdu.
Ama işte o gün gelmişti!
Bir zamanlar derslerimizi, ödevlerimizi konuşurduk. Daha sonra saatlerce
aşklarımızı konuşur olduk. Üniversiteye giriş sınavları, üniversite yılları ve
derken iş hayatına giriş...
Ve sözlenmeler, nişanlılıklar, evlilikler... Kimi başarılı oldu, kimi
başarısız... Kimi doğru karardı, kimi yanlış... Ama tüm bunlar yaşanırken bir
ortak payda vardı. Bu ortak payda, sağlam arkadaşlık bağlarımızdı. Her şeyi
paylaşarak yaşadık biz. Bugünlere birlikte geldik. Arkadaşlarım benim için o
kadar değerli ki...
...
Bugünlerden dönüp geriye baktığımda, Cüneyt'le deniz kenarında yürüyüşümüzü,
Oktay'la kar altında dans edişimizi, genç kızlığımın en güzel anıları olarak
saklayacağım.
Ama, hayat yolunda el ele yürümek istediğim insan Özgür!
Çünkü o, hem gönlümün, hem kafamın yeğlediği kişi.
Onu seviyorum!
Derinden seviyorum!
Ona saygı duyuyorum!
Onun yanında kendimi güvende hissediyorum...
KİŞİSEL İNCELEME;
Ne yalan söyleyeyim, kitabın 250 sayfasını büyük bir sıkıntı ve öfke içinde okudum. Oktay'a bir çift sözüm var. Ulan, yüzdün yüzdün kuyruğuna geldiğin noktada Serra'ya yaşattıklarından sonra senin de üstünü çizdim. Bir de Cüneyt'e laf ediyordum. Çok üzüldüm, çok.
Serra&Oktay ikilisini beklerken, evren bizi öyle bir yerde ters köşe yaptı ki, bu kadar olur.
Bize de Serra ve Özgür'e mutluluklar dilemek düşüyor...
Bunun dışında;
Sırma&Deniz
Dilek&Ulaş
Melis&Kaan(Başlangıçta çok sinir olduğum bir başka mevzu da bu ikilinin evliliğiydi. Çok şükür Kaan efendinin aklı başına geldi yoksa bu işin oluru yoktu. Mevzu derin anlayacağın.)
Esin&Selçuk (İlerleyen süreçte bu ikilinin, umalım da tahmin ettiğim gibi bir gelecekleri olmasın, demekten başka bir şey elimden gelmiyor.)
Sıla&Serhat (Şok oldun değil mi? Bende ilk duyduğumda bu bahsi geçen ekiple büyük bir şok geçirdim.)
Çeşme de;
Cüneyt&Tümay
Zeynep'te şimdilik Ahmet adında biriyle nişanlı. İstanbul ve Ankara arasında mekik dokunan arkadaşlıklar ilmek ilmek işlenirken, ne yazık ki Çeşme terk edilmiş köhne bir anı olarak kaldı. Tek dileğim ilerleyen süreçte yukarıda ismi geçen bütün güzel kalplerin Çeşme'de olması. Sanırım bu da onların çocuklarıyla mümkün olacak gibi görünüyor.
Günün son haberiyle bülteni bitirmiş bulunuyoruz. Başka bültende görüşmek üzere.