Kitap çok güzel. Bir puanı sadece mum sahnesi yüzünden kırdım. Olumsuz yorumlara hiç takılmadan okumaya başlayın derim.
Bence ilk baştaki hafızasını kaybetmiş Meira’yı okumak çok heyecanlıydı, sonrasında geçmişten de okumaya başladık. Ben diğerlerinin aksine geçmişte Uygar’ın aşık hallerini okumayı çok sevdim. Olaylar yavaş yavaş anlatıldı, oradaki Meira karakteri ve şimdiki zamandaki çok farklıydı. Sanki Uygar ile yer değiştirmiş gibiydiler. Bence aksiyonu da gayet yerindeydi kitabın. Meira’nın her ne olursa olsun ona yapılanları unutmaması da çok güzeldi, beni şaşırttı. Geçmişi okudukça aralarında geçen diyalogları anlamak da güzeldi, rolleri değişmişler adeta.
Uygar’ın ağzıyla imtihan olduğunu da görüyoruz: “Seninle düşman olurum da arkadaş olmam ben.”
Kitabın sonu inanılmaz bitti, Meira ile beraber benim de kalp ritmim hızlandı.
Buradan sonra biraz SPOİLER içerebilir. O gemi sahnesinde Uygar’ın korkusu … yani çok güzel geçti duygular. Sadece Uygar’ın o mum eziyetini unutmayacağım. Gerçekten anlam veremedim. Hala sevmeye devam ettiği de çok bariz belli ama bence bu sınırı aşan bir durumdu. Orayı unutmak istiyorum … Onun dışında ben Mert karakterini de sevdim. Bir diğer merak ettiğim konu Öykü … Meira’nın hatırladığına göre yaptığı şeyin çok büyük ve tatmin edici bir açıklaması olmalı.
Dördürncü Meira olayını da merak ediyorum. Gerçekten Uygar sürekli hafızasını kaybetmesine mi sebep oldu?
Ah Khalil Ah …