Puan vermedi·736 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2026 17:42 Patrick Rothfus-Rüzgârın Adı
Kitap, fantazya türünde. Bu kitapta benim de dikkatimi çeken bir dilci olmam nedeniyle şeylerin isimlerine önem verilmesi oldu. Bir şeyin adının önemsenmesi. Yusuf Atılgan, biliyorsunuz, bir kişinin adı, onunla en az ilişkili olandır, der. Kur'ân-ı Kerîm'de Bakara/31. Ayet'te, Biz Âdem'e kelimeleri/şeylerin ismini öğrettik, der Yüce Allah. Eragon adlı fantastik romanda da şeylerin adı önemlidir. Bu kısım benim ilgimi çekti. Aslında isimler önemlidir. Günlük hayattaki yansımasına da bakın. Bir kişiyi ismiyle çağırdığınızdaki tavrı ile ismini hatırlamayıp o, bu, şu gibi zamirlerle çağırdığınızdaki tavrı farklıdır. İkincisinde hayal kırıklığı ile bakar. Dünyayı anlamlandırmak için isimleri bilmek/kelime bilmek önemlidir. Bu kitapta da beni en çok çeken yer burasıydı. Ki kitapta diğer fantastik türlere göre çok daha az olağanüstü olaylar cereyan etti. Yüzüklerin Efendisi, Taht Oyunları, Harry Potter gibi çok büyüsel şeyler beklemeyin. Ancak kitap öyle güzel yazılmış ki kendini okutuyor. 736 sayfada çok sıkmıyor. Olağanüstü ve büyüsel olaylar az olsa bile anlatım, sizi içine çekiyor zaten. İlişkilerden dostluğa, bir var oluş hikâyesinden yer yer kendi kimliğini kaybetmeye, maskelere bürünmekten kendi kimliğini kazanmaya... Maske demişken başkarakterimiz kumpanyalarda ailesiyle oyunculuk yaptığı için role bürünüp farklı kimlikler var etmesi çok da nahoş değil. Ki biz bile günlük hayatta birçok role ve maskeye sahibiz. Başkarakterin ozan olması da bir diğer sevdiğim kurgu. Kelimelerin büyüsünü bilmek, bir hikâye anlatmak her zaman özeldir. İkinci kitabı da okuyacağım, bakalım onda neler var?
Bir de isimler demişken bir şeyi ya da bir kişiyi unutturmak istiyorsanız onun ismini unutturun. Bir şeyi ya da kişiyi önemsiz göstermek istiyorsanız onun isminin yerine alelade zamirler kullanın ve unutturun. Saramago da Körlük romanında isimleri kullanmaz, biliyorsunuz.