İlk kitabın o sakin ve melankolik atmosferini sevdiğim için serinin ikinci kitabına büyük bir merakla başladım. Bu kez hikayeler bana biraz daha duygusal geldi. Özellikle insanların geçmişi değiştirmekten çok, içlerinde yarım kalan duygularla yüzleşmeye çalışması kitabın en etkileyici tarafıydı. Yine aynı küçük kafedeyiz kurallar değişmiyor ama gelen insanların hikayeleri değişiyor. Her karakterin içinde taşıdığı pişmanlık, özlem ve sevgi hissi çok tanıdık geliyor. Kitap yine sade bir dille ilerliyor ve kısa sürede akıp gidiyor. O dingin atmosferi kahve kokusuyla birlikte hissettirmeyi başarıyor.
Serinin en sevdiğim yanı şu oldu:
Geçmişe dönmek mümkün olsa bile insanlar aslında zamanı değil, kalplerindeki yükü değiştirmek istiyor.