10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:02
Bak Osman, lafı hiç dolandırmadan net söyleyeyim; Aylin Balboa sana öyle mektuplar yazmış, içini öyle dökmüş ki, kitabı bitirince gelip senin şu yakana yapışasım geldi. Aslında kitabın konusu çok tanıdık: Bir kadının, hayatının orta yerinde duran, gitse gidilmeyen kalsa kalınmayan bir "Osman" figürüyle, yani biten ama izi kalan bir aşkla, ayrılık acısıyla ve hayatın ta kendisiyle hesaplaşması. Ama yazarın kalemi öyle her köşe başında görebileceğimiz cinsten değil. Balboa; o bildiğimiz hüzne, ayrılık acısına iki motor takıp uzaya fırlatacak kadar güçlü bir mizah katmış. Ağlanacak halimize bizi dertli dertli gülümseten, öyle buraların yabancısı olmayan, çok samimi bir üslubu var. Doğada pazartesinin de pazarın da olmadığını anlatırken "köle de benim kral da benim" dedirtecek kadar özgür, sırf havada kalabilmek için dakikada üç bin kere kanat çırpan o sinekkuşları gibi yorgun hissettiren bir hayat bu. Ve yazar tüm bu iniş çıkışları, zamanın aslında hiçbir ağrıya çare olmadığını o kadar net vuruyor ki yüzümüze... İşte bu yüzden Osman; bu hikâye sadece senden değil, hepimizden uzun. Ben de senin o hep yatışta olan halinden, açtığın o boşa akan enerjilerden sıkıldım. Bu kitabı okuyan her okur, kendi hayatındaki sayfayı tam da neresinde vazgeçtiğini hatırlamak için katlayıp rafa kaldıracak artık. Beni arayacak olursan tadilattayım, geçici olarak hizmet veremiyorum Osman. Benden de bu kadar, Osman! Aylin Balboa ’nın kalemine sağlık, biz artık istemiyoruz Osman!
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,6bin okunma
·
289 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.