Bu kitabı yaklaşık 15 yıl önce okumuştum ve şimdi ikinci kez okuduğumda aynı duyguları bu sefer daha derinden hissettim. Hikâye sadece bir aşk anlatmıyor; daha çok “kavuşamamak” ve bunun insanda bıraktığı ağır duyguyu anlatıyor.
Piruze’nin yaşadığı yabancılık, yalnızlık ve çocuklarına olan bağlılığı okurken hep içimde bir yerde kaldı. Sevgi var ama yetmiyor, umut var ama tamamlanmıyor.
Kitap bittiğinde geriye sadece bir hikâye değil, yarım kalmış bir his ve içe çöken bir özlem kaldı. Devam kitabını da en kısa zamanda okumak istiyorum.