Gönderi

Puanım: 8,5 /10
9/10
·228 syf.··
2026 37. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00
Geçtiğimiz günlerde ruhumu dinlendirmek için verdiğim aradan sonra, beni sayfalarına öyle bir hapsetti ki... Ira Levin’in kült eseri Rosemary’nin Bebeği, kelimenin tam anlamıyla bir solukta bitti. Korku ve psikolojik gerilim edebiyatının neden zamansız bir başyapıt olduğunu bu kitapla bir kez daha anladım. Eğer kanlı canlı canavarlar, aniden köşeden fırlayan hayaletler bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Bu kitap; insanın içine sinsi sinsi işleyen, klostrofobik ve psikolojik tekinsizliğin şaheseri. Hikaye, New York’ta geçmişi biraz karanlık, devasa bir apartmana taşınan genç bir çifti anlatıyor. Her şey harika giderken Rosemary hamile kalıyor ve o aşırı "meraklı, cana yakın" yaşlı komşularla birlikte hayatı yavaş yavaş bir kabusa dönüyor. Kitapta beni en çok vuran şey şu oldu: Fiziksel bir şiddet yok ama müthiş bir çaresizlik hissi var. Herkesin Rosemary’ye "Ya hamilesin, hassassın, kuruntu yapıyorsun" diyerek onu deliriyormuş gibi hissettirmesi, o manipülasyon ağı beni bile daralttı. İnsanın en güvende hissetmesi gereken yerde, yani kendi evinde ve kendi bedeninde kapana kısılması fikri gerçekten çok fena. 1960’larda yazılmış olmasına rağmen zerre eskimeyen, temposu hiç düşmeyen bir psikolojik gerilim. Türü sevenler bence kesinlikle şans vermeli.
1000Kitap
Rosemary'nin BebeğiIra Levin · Kitap Kurdu · 2021235 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.