Gör Beni, insanın kalbine sessizce dokunan kitaplardan biri. Sayfaları ilerledikçe yalnızca karakterlerin hikâyesini değil, kendi kırgınlıklarını da okuyormuş gibi hissediyorsun. Özellikle “görülmek” temasını öyle derin anlatıyor ki insan bazen hayatı boyunca en büyük eksikliğinin anlaşılmak olduğunu fark ediyor.
Kitapta aşk sadece romantik bir duygu değil; yaraları sarma, ait olma ve birinin gözlerinde gerçekten var olabilme isteği gibi işlenmiş. Bu yüzden bazı bölümler insanın içine ağır bir hüzün bırakıyor. Karakterlerin yalnızlığı, sustukları şeyler ve içlerinde taşıdıkları acılar çok gerçek hissettiriyor.
Roman bittiğinde geriye büyük olaylardan çok duygular kalıyor. Özellikle güçlü görünmeye çalışan insanların içten içe ne kadar kırılabildiğini görmek insanı etkiliyor. Okurken bazen bir cümlede durup düşünmek, hatta geçmişte hissedilen bazı duyguları yeniden yaşamak mümkün oluyor.
En etkileyici tarafı ise şu:
İnsan gerçekten sevildiğinde değil, gerçekten “görüldüğünde” tamamlanıyor gibi hissettiriyor.
Severek okuduğum bir eser oldu