Puan vermedi·352 syf.··Beğendi
· "Benim hayalimdeki Zerdüşt; elinde değneği, sırtında heybesiyle yollara düşmüş; uğradığı topluluklara bildiklerini ve düşüncelerini hiç tereddüt etmeden aktarıp yoluna devam ediyor. Zerdüşt insanların duymak istediklerini değil, duymaları gerekeni söylüyor. Acı ve sert dilinin, içinden geçtiği toplulukları mutlaka sarsmış olduğunu hayal ediyorum.
Fakat o pazar yerlerinde, kalabalıkların arasında Zerdüşt aslında yapayalnızdı; insanlar onu dinlemek yerine ip cambazını izlemeyi seçtiler. O yüzden her bölüm 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' diyor ama ne anladı bu topluluklar? İşte o kısım bize, yani okuyucuya düşüyor."