Yazarın kalemi oldukça etkili.Sıradan bir olayı resmen sanatsallaştırmış.Bir kadın ve erkek arasındaki ilişkiden nasıl bir eser çıkar ki? İşte burada yazarın farkı ortaya çıkarıyor.Evet bir kadınla erkek arasındaki ilişki öylesine katmanlı,derin, düşündürücü sonu ile ise resmen şok edicidydi.İnsanların kırılganlığı, hayallerinde büyüttükleri,içindeki besledikleri sevgi,kendi içsel yolculuklarında yaşadıkları zorluklar, tecrübeler o kadar güzel aktarılmış ki,keyifle okudum.
Petrikor demek yağmur sonrası topraktan gelen enfes koku.Hikayemizde iki karakter var bir kadın ve bir adam.Diğer taraftan İonix galaksisinde birbirinden habersizce dolaşan,ancak bir süre sonra birbirlerinin çekim alanlarına giren Oasis ve Lapis.İki zıt galaksi.Tıpkı birbirinin zıttı olan Adam ile kadın gibi.Oasis uçsuz bucaksız sudan oluşurken,Lapis ise engin dağlardan oluşuyordu.Zıt kutuplar birbirini çeker misali.Adam ve kadının da birbirini çektiği gibi.
İş yerinde bir adam bir kadından hoşlanır.Adam ve kadın zıt karakterde olsalar da birbiririnin çekim alanlarına girerler.Bir frekansta buluşurlar.Kadın hep bir adım uzak,adam hep yakın olan.Birbirleridnen ayrı kaldıklarında birbirlerini düşünen bir arada olduklarında da bir o kadar mesafeli.Adam aşkını deli dolu yaşayan taraftı ama içinde.Kadında ise anlamlandıramadığım bir mesefa vardı.Yazarın buaradaki kalp benzetmesi ve neden her insanda bir kalp bulunduğu üzerine düşünceleri de çok hoşuma gitti.Çok katmanlı, düşündürücü ve derin olan bu ilişkide adam daha çok kendinden ödün veren oldu.Bu hayatta her şey insan içindi.Aklımızda büyüttüğümüz şeyler, yaydığımız frekanslar,koskocaman evrende bir nokta kadar olsak ta düşünme özelliğimiz ve kapasitelerimizin sınırını bir anlamda bu eserde test ediyoruz.İnsanın beyninin kendisine oynadığı oyunu ise romanın sonundaki çarpıcı son ile adeta şok oluyoruz.Kitap çok derin ve katmanlı olmuş.İsimleri bile olmayan iki karakter arasında geçen bir eserin bu kadar büyüleyici olması beni çok etkiledi.Kesinlikle tavsiye ederim.