Gönderi

8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 22:14
Bir zorunlu ölüme neden olan kişinin, yani katilin, cenazeye katılması çelişkisiyle başlıyor hikaye. Bir anda içine düştüm ve ben ne okuyorum dedim. Katil olmak zorunda olmayı anlayamamayı aynanın arka yüzünden anlatıyor bize İsmail Kadare. Elinde 500 gümüş ile “Kanun’un” çekirdeğine doğru yola çıkmak ve bir kere bile töre/kanun dışında bir şey düşünmemesi.. Tasmasız ama tasmalı olduğunu zamneden köpek gibi. Özgürlüğünü artık alabilecekken, aklına gelmemesi.. “Ölüm kurallarının yaşam kurallarından önce geldiği bölge” Kan ve ölüm üzerine kurulu bu dünyada bize vahşice gelen şeyler kutsal sayılıyor hatta büyük saygı çerçevesinde yapılıyor. Yaşamın değil ölümün kutsallığı ile yönetilen bu katı düzende yaşamaya çalışan bir adam ve bu düzeni merak edip arı kovanına çomak sokmaya niyetli bir karı-koca. Kadın her ne kadar mantığı ve modernizmi temsil etse de havanın bile değiştiği bu dünyada “nasıl ya” sorusunu korkarak da olsa sorabiliyor. Sonunda ise çok farklı biri olarak yaşamına devam ediyor. “Nisan bundan böyle onun için mavimsi bir acı demekti.. Evet, nisan ona hep böyle hissettirmişti. Bir şeylerin yarım kaldığı bir ay..”
Kırık Nisanİsmail Kadare · Jaguar Kitap · 2024190 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.