Gönderi

10/10
·637 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Katyuşa hiç evlenmemiş iki hanımın sahip olduğu bir çiftlikte sığırtmaçlık yapan bir kadının gayr-ı meşru torunuydu. Annesi kimseyle evli değildi, ancak her yıl çocuk doğuruyordu. Doğan çocuklar kendisinin çalışmasına engel olur diye bakılmayarak ölüme terk edilirdi. Katyuşa da bu çocuklardan biri idi. Ancak sahibesinin bebeği görerek beğenmesi üzerine bakılarak yetiştirildi. Yaşlı hanımların eğitim gören yeğenleri Prens Dmitriy ara sıra teyzelerini görmeye gelirdi. Katyuşa bu zengin prense sevdalandı. Prens bir geldiğinde Katyuşa’yı baştan çıkararak eline yüz ruble verip yüzüstü bırakıp gitti. Üç ay sonra hamile olduğunu fark eden Katyuşa bu şekilde devam edemeyeceğini anlayınca çiftliği terk etti. Çeşitli yerlerde çalışan Katyuşa sonunda genelevine düştü. Çocuğu da bakımsızlıktan öldü. Uzun bir süre genelevinde çalışan Katyuşa meydana gelen bir adli vakadan dolayı tutuklanarak cezaevine konuldu. Yedi yıl genelevinde hayatını geçiren Katyuşa altı ay hırsız ve katillerle bir arada kaldıktan sonra Ağır Ceza Mahkemesinin karşısına çıkartılacaktı. Dmitriy zengin bir burjuva hayatı yaşamaktaydı. Koçarginlerin kızı Misiy ile evlenmeyi planlamaktaydı. Fakat genel valinin karısıyla beraber olduğundan evlenmeye metresinin rızasını almadan karar verememekteydi. Dmitriy bu arada ağır ceza mahkemesine jüri üyesi olarak seçilmişti. Sabahleyin kalkıp bilinçli bir vatandaş olarak mahkemeye gitti. Mahkemede zehirlenme davası görülecekti. Davada üç sanık vardı:Otel hizmetçisi olan Semyon Kartinkin ve Esfemya Boçkova ile genelevinde çalışan Maslova. Dmitriy sanıklardan Maslova tanıtıldığında kulaklarına inanamaz oldu. ‘Bu, o olamaz.’ diyordu. Sonradan Katyuşa’ya iyice bakan Dmitriy ruhunun derin ve acı bir değişimin içinde olduğunu sezinliyordu. Tacir Smelkov Mavritanya Otelinde ani olarak ölü olarak bulunmuştur. Defni normal şekilde yapılan tacirin arkadaşı biraz araştırma yaptığında ölümün zehirleme sonucu olduğunu ileri sürdü. Yapılan otopsi sonucunda ölümün zehirlenmeden olduğu tespit edilmiştir. Olay şu şekilde gerçekleşmişti: “Genelevinde çalışan Katyuşa Mavritanya Otelinde kalmakta olan Smelkov’un yanına gönderilir. Sonra tekrar genelevine gelen Katyuşa yatmaya hazırlanırken Smelkov’un geldiğini öğrenir. Smelkov’un yanına gitmek istemeyen Katyuşa patronun emri üzerine Smelkov’un yanına gider. Kadınlara içki ısmarlayan Smelkov şarap da ısmarlamak isteyince parası kalmadığından Katyuşa’yı otele göndererek kırk ruble getirmesini ister. Katyuşa otele gider ve Semyon Kartinkin ve Esfemya Boçkova’nın yanında tacirin çantasından kırk ruble alır ve genelevine döner. Smelkov Katyuşa’yı otele getirir. Çok yorulan Katyuşa gitmek ister ancak Smelkov izin vermez hatta Katyuşa’yı dövmeye kalkar. Sonra da yaptığı davranıştan pişmanlık duyarak yüzüğünü Katyuşa’ya hediye eder. İyice yorulan Katyuşa oteldeki kat görevlilerine çok yorulduğunu gitmek istediğini söyler. Kat görevlilerinden Semyon Kartinkin zehiri Katyuşa’ya uyku ilacı diye verir. Smelkov’dan kurtulmak isteyen Katyuşa uyku ilacı olarak düşündüğü zehiri Smelkov’un bardağına koyar. Zehirlenen Smelkov’un paraları Semyon Kartinkin ve Esfemya Boçkova tarafından alınır.” Dmitriy bu manzara karşısında alt üst olmuştu. Geleceğe yönelik hayaller içersinde iken düşünceleri birden geçmişe gitti. Katyuşa’yı ilk tanıdığında toprak mülkiyeti konusunda tezini yazmak için annesi dış ülkede kaplıcaya gittiğinden teyzelerinin yanına gitmişti. İlk başlarda Katyuşa Dmitriy’in dikkatini çekmemişti. Sonraları oyun oynarken Katyuşa’daki güzelliği fark eden Dmitriy Katyuşa’yı sevmeye başlar. Aradan yıllar geçer Dmitriy artık değişmiştir, vicdanına göre değil arzularına göre hayatını devam ettirmektedir. Subay olarak birliğine giderken teyzelerinin ısrarı üzerine çiftliklerine gider. Bir gün kalacakken Katyuşa’ya duyduğu öncekinin aksine olan hayvani arzularından dolayı kalmasını uzatır. Sonunda amacına ulaşır. Yaptığının karşılığının yüz ruble olduğunu düşünerek Katyuşa’yı yüzüstü bırakır. Bir daha ne arar ne de sorar. Yıllar sonra böyle bir olayın karşısına çıkacağını nasıl tahmin edebilirdi ki! Sanıklar dinlenir, deliller incelenir ve jüri müzakereye geçer. Ruhu altüst olan Dmitriy ne yapacağını bilememektedir. Tüm üyeler Semyon Kartinkin’in hem adam öldürmeden hem de hırsızlık suçundan sorumlu olduğu kanaatine vardılar. Esfemya Boçkova adam öldürmeye iştirakten suçlu bulundu ancak delil yetersizliğinden hırsızlıktan sorumlu kabul edilmedi. Katyuşa suçlu olup olmadığı üzerinde uzun süren tartışmalar oldu. Hırsızlık suçunun işlenmesinde kastı olmadığı kabul edildi. Adam öldürmeden de sorumlu değildir diye yazılacakken jüri üyeleri Katyuşa’nın bardağa tozu kattığını itiraf ettiğini belirterek böyle bir ifade yazmaktan çekindiler. Zaten herkes yorulmuştu. O arada hırsızlık kastı olmadığından adam öldürme kastı da olmayacağı ileri sürülerek ayrıca adam öldürmeyi kasten işlemediği ifadesi yazılmadı. Müzakere tamamlandıktan sonra cevaplar mahkeme heyetine verildi. Mahkeme başkanı cevapları okur okumaz verilen cevaplara şaşırdı. Bu durumda Katyuşa kürek cezasına mahkum olacaktı. Jüri üyeleri de arzuları hilafına olan duruma şaşırdı. Ancak iş işten geçmişti. Dmitriy geleceğe yönelik bütün planlarından vazgeçerek önceleri işlemiş olduğu suçun tamirine hayatını adadı. Öncelikle yargılamadaki sorunu çözecekti, hatta kabul ederse Katyuşa ile evlenecekti. Mahkeme başkanı ile görüşerek durumu anlattı. Ancak mahkeme başkanı da kararı kendilerinin verdiğini bundan sonra bir şey yapamayacaklarını, ancak avukat tutarak temyizde kararın bozulmasını sağlayabileceğini belirtti. Hemen avukatla görüşen Dmitriy bu haleti ruhuye içinde eve geldi. İçinde müthiş bir vicdan azabı vardı. Ne yapacağını bilmiyordu. Yeniden vicdanının sesini dinlemeye başladı. Önceki zamanlarda olduğu gibi ruhu tekrar huzur ve sevinç duydu. Ertesi gün cezaevine giderek Katyuşa ile görüşmek istedi. Ancak prosedürlerden dolayı görüşme bir sonraki ertesi güne kaldı. Katyuşa böyle bir ziyaretçiyi hiç mi hiç beklemiyordu. Sonradan Dmitriy olduğunu öğrenince şaşırdı. Yeni hayatına alıştığından bu davranış çok anlamsız geliyordu. Sonradan olanlar ve ne ile uğraştığını ister istemez sorgulamaya başlayınca kendinden iğrenmeye başladı. O zaman kadar iyi bir iş yaptığını düşünüyordu. Çünkü hemen hemen herkes ona bakmaktaydı. Yaptığı için ahlak dışı olduğu aklından bile geçmiyordu. Sonradan doğru olanın bu olmadığını almaya başlayınca Dmitriy’i hem tekrar sevmeye hem de ona hınç duymaya başladı. Dmitriy avukata temyiz dilekçesini hazırlattıktan sonra imzalatmak için cezaevine gitti. Katyuşa temyiz dilekçesini imzaladı. Koğuşta kalan diğer tutuklu ve mahkumların sorunlarıyla ilgilenmesini rica etti. Dmitriy bunlarla ilgilenmeye başladı. Hatta cezaevi ile fazla ilgilenmesinden dolayı çevresi onu yadırgadı. Katyuşa’nın kendini sorgulaması sonucu önemli değişikler medyana geldi. İçkiyi bıraktı ve cezaevinin hastanesinde çalışmayı kabul etti. Dmitriy Petersburg’a girmeden önce topraklarını köylülere dağıtmaya başladı. Kuzminskaya’daki topraklarını dağıtabildi, ancak Katyuşa’yı tanıdığı teyzelerinden kalan çiftliği kafasında sistemi köylülere anlatırken köylülerin ihtiyatlı davranması sonucu biraz zor başardı. Dmitriy Petersburg’ta Temyiz Mahkemesinde kararın bozulması için ne kadar uğraştı ise karar bozulmadı. Bunun üzerine Çar’a bağışlama dilekçesi verildi. İstediği donuca ulaşamayan Dmitriy, Katyuşa ile Sibirya’ya gitmek için hazırlıklara başladı. Moskova’ya geldiğinde kara haberi vermek için cezaevinin hastanesine gitti. Ancak Katyuşa’nın bir memurla arasında bir şey geçtiğinden eski koğuşuna gönderildiğini öğrendi. Dmitriy buna çok üzüldü. Sonradan olayın kendisi düşündüğü gibi olmadığını Katyuşa’nın memurun sarkıntılığına karşı çıkması sonucu meydana geldiğini öğrendi. Sıcak bir yaz günü mahkumlar kafileler halinde yola çıktı. Hava o kadar sıcaktı ki yolda onlarca insan öldü. Dmitriy insanlara ne kadar verildiğini daha iyi gördü. Adeta bu sürgün mahkumların sayısını azaltmak için planlanmıştı. Dmitriy yol boyunca Katyuşa’ya yardımcı olmaya çalıştı. Önce onun siyasi mahkumlarla beraber yolculuk yapmasını sağladı. Katyuşa siyasi mahkumların içinde manevi olarak kendisini daha iyi yetiştirecek bir ortam buldu. Dmitriy de kendisini arasıra ziyaret etmekteydi. Bu arada Simonson adlı bir mahkum Katyuşa’ya ilgi duymaya başladı. Dmitriy’in ziyaretlerinin birinde Simonson durumu ona anlattı. Dmitriy duruma şaşırdı kendisini sorumluluğu azaldığı için sevinmeye diğer yandan da içini garip bir kıskançlık hissi kapladığından kendi üzülmeye başladı. Dmitriy, Simonson’a kararı Katyuşa’nın vereceğini söyledi. Katyuşa da Simonson’a karşı boş değildi. Ancak Dmitriy’in de düşüncesini almak istiyordu. Dmitriy’i de seviyordu ancak onu hayatını mahvedeceğini düşünerek onunla evlenmeye asla razı olmuyordu. Sonraları Katyuşa’nın kararının bozulmadığı Temyiz Mahkemesinde savcı olan arkadaşı Selenin’den bir mektup geldi. Mektupta Selenin Katyuşa’nın gerçekten haksız yere mahkum olduğunu, Çar’a sunulan bağışlama dilekçesinin sonuçlanarak kürek cezasının Sibirya’nın pek uzak olmayan bir kasabasında çekilmesi yönünde affa uğradığı belirtilmekteydi. Mutlu haberi Katyuşa’ya vermek için cezaevine gitti. Ancak cezaevi müdürü izin vermediğinden Katyuşa ile görüşemedi. Cezaevi müdürü haberi Katyuşa’ya ulaştıracağını söyledi. Akşam valinin davetlisi olarak akşam yemeğine gitti. Yemekte dünyayı dolaşmakta olan bir İngiliz vardı. Dmitriy validen Katyuşa’yı görmek için izin istedi. Vali İngiliz’in de cezaevini görmek istediğini söyleyerek İngilizle beraber cezaevine gidebileceğini, aynı zamanda İngilize tercümanlık yapacağını belirtti. Dmirtiy cezaevinde Katyuşa ile görüştü. Katyuşa haberi aldığını söyledi. Katyuşa bunun önemli olmadığını Simonson nereye giderse onunla gideceğini söyledi. Konuşmalarda Dmitriy elinden gelen her türlü yardımı yapacağını söylediğinde Katyuşa’nın ‘Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok.’ demesi Dmitriy’i şaşırttı. Katyuşa artık Dmitriy’in görevini tamamladığına inanmaktaydı. Dmitriy ‘Sana veda edip hoşça kal demiyorum, çünkü yine görüşeceğiz.’ deyince Katyuşa’nın ‘Elveda’ yerine ‘Beni bağışla’ demesinin Katyuşa’nın kendisini sevdiğini ancak kendisiyle evlendiği taktirde hayatını mahvedeceği düşüncesinden ileri geldiğini anladı. Dmitriy İngilizle cezaevini dolaştıktan sonra odasına döndü. Yatacağı yerde oda içinde gezinmeye başladı. Katyuşa’yla olan işi bitmişti. Artık ona yararı olmayacaktı. Ceplerini boşaltırken İngiliz’in kendisine verdiği İncil gözüne çarptı. Rastgele okumaya başladı. Bu arada ‘Bu kitapda her sorunun bir cevabı vardır.’ derler diye düşündü. Açtığı sayfada XVII. Ayet vardı ve şöyle diyordu: “O anda havarileri İsa’ye gelip dediler: ‘Tanrı katında en büyük kimdir?’ yanına küçük bir çocuğu çağıran İsa onu ortalarında durdurdu.” “Ve dedi: ‘Size açıkça gerçeği söylüyorum. İman etmez ve küçük çocuklar gibi olmazsanız Tanrı’nın katına asla yetişemezsiniz.” “Onun içindir ki, her kim kendini bir çocuk gibi alçaltırsa Tanrı katında en büyük o olacaktır.” İncil’deki baktığı diğer sayfalarda ise şu ifadeler vardı: “Tanrı’nın ülkesini ve O’nun gerçeğini arayın. Sonra da, size her şey ayrıca verilecektir.” “Görünüşte bizler de bu ayrıca seçilecek olanı hep arıyoruz, ama bulamıyoruz, bulamayınca da şaşırıp kalıyoruz. İşte yaşamın amacı bu. Birisi biterken, ardından öbürü başlıyor.” Vicdanı rahatlamış ve görevini yerine getirmiş olarak hisseden Dmitriy artık sanki yeninden doğmuş gibi oldu. Meydana gelen olaylar ruhunda büyük değişiklikler oluşturdu. Dmitriy artık yeni bir hayata başlayacaktı. Bu hayatında nelerle karşılaşacağını, nasıl sonuçlanacağını ise, zaman gösterecekti.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.