İlk bakışta sadece bir benzetme gibi görünür; oysa derinlemesine bakıldığında, insanın ömürlük tercihlerini nasıl yaptığını anlatan ince bir hikmet taşır. Bir kitap, kapağıyla insanı çağırır. Parlak bir tasarım, estetik bir düzen ve dikkat çekici bir isim. İnsan çoğu zaman ilk temasını bunlarla kurar. Eş seçimi de böyledir. Dış görünüş, ilk intiba, sosyal uyum, maddiyat gibi unsurlar ilk dikkat edilenlerdir. Fakat ne kitap sadece kapağıdır ne de insan sadece görünen yönüdür. Asıl mesele, içeriğe inmeye sabretmektir. Kitapta sayfalar açıldıkça yazarın dili, fikri ve derinliği ortaya çıkar. Sabırla okunmayan bir kitap, nasıl yarım kalırsa; karakteri, ahlâkı ve inancı anlaşılmadan kurulan bir birliktelik de zamanla eksik kalir. Çünkü insanın ic dünyası, sayfalar gibi yavaş yavaş açılır; bir bakışta bütünüyle anlaşılmaz. Bir kitabı değerli kılan şey, sadece başlangıcı değil, sonuna kadar taşıdığı bütünlük. Eş seçiminde de asıl mesele birlikte yaşanacak yılların nasıl taşınacağıdır. Zorluklarda gösterilen sabır, güzel günlerdeki şükür, ahlâkta istikrar… Bunlar, kitabin "asıl metni" gibidir.
İslam’ın hatırlattığı ölçü buradadır. Dış güzellik bir nimettir ama yön belirleyici değil. Asıl ölçü, din ve ahlâktır; yani insanın içini inşa eden, hayatı istikamet üzere tutan esaslar. Çünkü güzel görünen bir kitap, insanı büyüleyebilir; fakat içerik zayıfsa, yolun ortasında bırakır.
Sonuçta kitap seçmek de eş seçmek de bir ömrü paylaşma tercihidir. Biri zihne, diğeri hayata hitap eder ama ikisinin de ortak ve en önemli noktası, dışarıdan görünen değil, içeride saklı olan insanı ya yüceltir ya da yorar.