·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2026 00:00 Görecek bir kışı daha kalmamış bir adam...
Doğmayı kopmak, yaşamayı ölüm olarak gören bir kadın...
Kalmak mı, gitmek mi...
Aşk mı, delilik mi...
Yazı mı, tura mı?
Bu sadece bir aşk hikâyesi değil. Her karakteri katman katman işlenmiş bir roman...
Sıfır beklentiyle başladım ama beni hiç beklemediğim bir yerden yakaladı bu kitap.
Yer yer klişeye kaçtığını düşündüğüm, hatta tekrara düştüğünü hissettiğim anlar oldu ama buna rağmen elimden bırakamadım. Kendini okuttu.
İlk başta kapağına da anlam verememiştim.
Neden bir kum saati var?
İçi neden boş?
Dans eden çift neyi temsil ediyor?
Kitabın adı neden bu kadar uzun?
Ama okudukça hepsi tek tek anlam kazandı.
Ve aslında okuduğumuz şey sadece bir aşk hikâyesi değil… Her karakterin kendi hikâyesiyle hayattan nasıl uzaklaştığını izliyoruz.
Bazı sahnelerde geçen şarkıları açıp okumaya devam etmek ise bambaşka bir deneyimdi.
Umut ve Sanem…
Bazı hikâyeler yazı da olsa tura da olsa kazandırmaz...