Adalet kendisinin çocukken işlediği ilk günah olarak hatırladığı pişmanlığı telafinin peşine düşer.. Ölümden döndüğünü düşündüğü hastalığı atlatıp hastaneden çıkınca.. Yattığı hastane akıl hastanesi iması olsada netlik yoktur romanın genelinde imalar vardır.. Çocukluğunda onca oyuncağı olmasına rağmen durumu kendilerine göre görece düşük olan ve akli melekeleri tam olmayan Mahsun'um tek oyuncağı olan Muhlise'yi (ayısını) babanesinin ona göz kulak olması için bu adı koymuştur elinden zorla alır onu ağlatmak pahasına.. Annesi gelip oyuncağı ister ama Adalet yalan söylemeyi tercih eder ve almadığını söyler çokta önemsemeyeceği oyuncağı.. Bir kaç gün sonra unutur gider oyuncak ayıyı ta kii babasının ölümünün acısını unutması için kendi babaannesinin oyuncaklarını çıkarmasına kadar. Adalet acısıyla oyuncakları yakmaya kalkar Mahsun'un Muhlise'sini yakarken kendisiyle konuşmaya başlaması onu sadece yanağının yanmasıyla kurtarmasıyla başlar kimsenin duymadığı arkadaşlıkları.. Babasının annesini sevmemesi eve gelen Salih amcayla konuştuklarını ya da çocuk aklıyla öptüğünü görmesi annesinden boşanacak olduğunu söylemesi ve bunu gören diğer kişiye görünmeden yatağına dönmesi ve olmamış gibi davrandıktan sonra balkona tebeşirle yazdığı her zamanki yazılardan biri gibi ifşa etmesi mi babasının ölümüne annesinin delirmesine sebep oldu bilinmez ama muhtemelen gerçek hepsi.. babası arabanın altına kendisi mi atladı annesi bu yüzden mi takıntılı biri oldu babaannesi gördüklerinden dolayı mı çıkmadı türbelerden Adalet'in balkona yazdığı yazıdan mı bilinmez ama Adalet'in tek arkadaşının eski adı Muhlise kendi koyduğu isim ise Hülya ona refakat eder hastanede.. Hastaneden çıkınca (yani ölümden dönünce Mahsun'a geri vermeye karar verir Hülya'sını Hülya pek gönüllü olmasada) yol bilmez iz bilmez sora sora Bağdat bulunur diyip eski oturdukları evin sokağına gider bulur Mahsun'ların oturduğu kapıcı dairesini ama çoktan oradan göçmüşlerdir abisinin siyasiden içeri alınıp işkenceden korkup dilini kopardıktan sonra çıktığında tekrar peşine düşmesinler diye babasının Çaybeli'nde fabrikada iş ayarladığını öğlenir böylece trenle yola koyulur ama fabrikada da uzun kalmamışlardır terk etmişlerdir..trende bir arkadaş edinir ona eşlik eden adının Hızır olduğunu söylediği ama kimlikte Sadi Seber olarak geçen kişi Hızır gibi yetişip kurtarmıştır rahat etmek için aldığı 2 kişilik biletli yan koltuğuna oturan ve umursamaz kendisini rahatsız eden kadından.. O an bilmesede eşlik edecektir ve ona göz kulak olacaktır yol boyu.. Telefonu yoktur Adalet'in haber bekler fabrikada tanıştıkları kişilerden zorda olsa almıştır bir numara adam ablasını aramış ama ablasına ulaşamamıştır. Ulaşınca bilgisi var mı söyleyecektir.. Telefon cızırtılarıyla geçen konuşma sonunda alır adresi gider Yula'ya yanında Hızır'la.. yalanlarla kandırmıştır onu ama belki kanmak istiyordur oda..Takside dön dolaş bulamazlar adresi böylelikle tekrar arar Adalet yanlış Yula'da olduğunu öğrenir ve yolculuk devam eder ama dinlenmesi gereken yerde bu kadar yolculuk etmesi iyi değildir.. Adrese vardıklarında evi terk etmeyen babaanne nasıl evladını beklediğinin hikayesini anlatır Mahsun'larında nasıl çalışmak için Fertik'e gittiklerini.. bu sefer uçakla gitmek gerektir ama Sadi'nin ısrarları Hülya'nın geçmişte gerçekte olanları yüzüne vurmasıyla Sadi'nin gerçek olmadığını hayal ürünü olduğunu söyler ve gitmesini ister.. otelden çıkarken sabah uyanınca gitmediğini düşünür yaşanaların gerçekliğini sorgular ama resepsiyonist bir mektup bırakıp ayrıldığını söyler Adalet'e.. En azından gerçektir buna sevinir Adalet ilk kez uçağa binecek olmanın heyecanı Sadi'nin kendisini bırakmayıp geleceği düşüncesiyle mektubu okumadan biner uçağa ama gelmediğini uçak havalanıca anlar ve açar mektubu böylelikle doktoru Kazım'ın kardeşi olduğunu ve ona aşık olduğunu öğrenir Hülya'yı teslim ettikten sonra ona gidecektir ve ilk defa gerçek arkadaşı-aşkı olacaktır... Ama Mahsun sadece ayıyı almak istemiştir ona git başkalarıyla oyna diyordur ve ayıyı yakmak isterken onun düşmesine ve kafasının kanamasına neden olmuştur.. gözünü hastanede açar ama gerçek değil midir bu yaşananlar diye düşünürken Mahsun'un annesi Nezahat teyzenin ağlayışlarıyla gerçekliğini anlar ve ameliyata alınır bir daha hiç çıkamayacak olsa da .. Masada kalır ve ölür ölüm haberini gazeteden alan Sadi'ye kavuşamamanın üzüntüsüyle uzaktan bakar kendisini düşünenlere..