Puan vermedi·142 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Tek bir türe dahil edemeyeceğim bir kitapla geldim arkadaşlar. Bu kitapta psikoloji, tasavvuf, tarih, kozmoloji, savaş, ihanet ve en çok da küllerinden doğan trajik bir aşk var. Kitap akıcı diyebileceğimden daha da akıcı bunu ayrıca belirteyim. Bu kitap için 2 veya 3 gün ayırmıştım ama öğleden sonra başlayıp gece uyumadan bitti gitti. Osmanlı tarihinde bir ilk oluyor. Sultan Beyazid'in oğlu Selim babasının elinden iktidarı zorla değil ama zorunlulukla alır. Sultan Selim cihanı ateşe vermeye hazırlanırken Hazar, ocağındaki ateşi harlamakla meşguldür. Hüma ise babasıyla gitmek zorunda kalır. Yeni bir hayat, yeni bir kimlik: Özüm. Ve dış dünya ile tüm bağları kesilen bir kalede bir cinayet... Kafana kısılmış bir katilin peşine düşen nalbant çırağını ise sevdiği kadını kaybetmenin acısıyla ölümcül "Serdengecti'ye" dönüştüren bir soruşturma. Devletin bekası mı kendi kalbinin küllerini deşecek bir yüzleşme mi? Bir kadın bedenine saplanmış dokuz ok, eski Türk kozmolojisi, yönler, renkler, şifre ve ölümcül bir sır. Bütün bunlar kusursuz bir kurguda buluşuyor. Okuyucuyu da tek solukta okumak kalıyor. Hüküm kimdeyse, kılıç onda olmalıdır. Analar, evlatlarının kalbini, onlar daha dile gelmeden okurmuş. İki günü eşit olan ziyandadır. Gerçek fetih, kaleleri değil; kalpleri kazanmakmış. Yavuz'un defterinde "gri" yoktu, ya "ak" sındır ya "kara". Eski dünya bugün öldü çocuk. Artık devir, demiri ve barutu olanındır. Doğunun güneşini arkasına almayan, batının karanlığına yürüyemez. İhtişamı ve süsü asla sevmeyen, o bilindik tabloların aksine sakalı olmayan, gösterişten uzak ve tavizsiz bir mizaca sahip olan Yavuz Sultan Selim, hayatının hiçbir döneminde küpe takmamıştır.
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20266 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.