·152 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2026 12:23 Kitabın en sevdiğim yanı kesinlikle mitolojik tarafı oldu. Gerçek dünyayı Slav folklorundan gelen yaratıklarla, canavarlarla birleştirmesini gerçekten çok sevdim. Özellikle Rus folklorundan beslenmesi kitaba farklı bir hava katmış. Karanlık, kirli ve masalsı bir atmosferi var.
Yazarın anlatımını da çok beğendim. Kitap çok akıcı ilerliyor zaten kısa olduğu için hemen okunuyor. Ama bence kitabın en büyük sorunu da bu olmuş. Hikâye resmen koşarak ilerliyor. Bazı yerlerde bu neden böyle oldu diye düşündüm. Özellikle fedakârlıkların ve karakter dönüşümlerinin duygusal ağırlığını daha fazla görmek isterdim.
Mesela çiçeğin alınma kısmı kitapta anlatıldığı kadar büyük ve zor bir olay gibi duruyor ama biz bunu yeterince göremiyoruz. Kitap zaten kısa olduğu için oraya biraz daha sayfa ayrılabilirmiş bence. En azından bazı sahneler daha detaylı işlenseydi hem karakterlere hem dünyaya daha fazla bağlanabilirdim.
Romantizm tarafı ise benim için çok ön planda duran bir şey değildi çünkü kitap zaten daha çok atmosfer üzerine kurulu ilerliyor. Ben romantizmi çok seven bir okur da değilim açıkçası. Buradaki ilişki dinamiği benim normalde tercih ettiğim türde değildi ama kitap bunu göze sokar gibi yazmadığı için beni aşırı rahatsız etmedi. Yine de ilişki tarafı bana çok geçen kısım olmadı diyebilirim.
Bence en büyük problem, anlattığı dünyanın potansiyelinin çok büyük olması ama bunun novella uzunluğuna sıkıştırılması olmuş. Kötü bir hikâye okumuş gibi değil de, çok güzel bir evrenin biraz eksik anlatılmış halini okumuş gibi hissettim. Ayrıca devamı gelecekmiş hissi bırakıyor.
Atmosferi, folkloru ve anlatımını çok sevdim ama keşke biraz daha uzun ve detaylı olsaydı.