Gönderi

Suskunlukların Ardındaki İnsanlar
Puan vermedi·200 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:54
Şermin Yaşar’ın Söyleme Bilmesinler kitabı, aslında hepimizin içinde biriktirdiği ama çoğu zaman dile getiremediği duyguların hikâyesi. Çünkü artık ya konuşamıyoruz ya da konuşmaktan korkuyoruz. Anlaşılmamaktan, yargılanmaktan, küçümsenmekten çekiniyoruz. Böyle olunca da insanların içindeki dertler büyüdükçe büyüyor ve hayat, ruhsuz bir akışa dönüşüyor. Tabii buna gerçekten yaşamak denirse… Şermin Yaşar bu kitapta yine bizi; kendisiyle yüzleşememiş, anlaşılmamış ve hayatın içinde bir yere sıkışıp kalmış karakterlerin dünyasına götürüyor. Her karakteri ayrı ayrı dinliyoruz. Emin’i dinlerken Ethem’e ve Ekrem’e kızıyor, Ethem’i dinlediğimizde ise bu kez onun haklı taraflarını görüp haline üzülüyoruz. Hatta bir süre sonra Emin’e kızmaya başlıyoruz. Sonra Ekrem’i, Hülya’yı ve diğerlerini dinliyoruz. Kimi dinlersek ona hak veriyor, aynı zamanda onun adına üzülüyoruz. Çünkü hepsinin içinde eksik kalmış, tamamlanamamış bir şeyler var. Kitap boyunca şunu fark ediyoruz: Kimse ne gerçekten kendini dinlemiş ne de karşısındaki insanı anlamaya çalışmış. Herkes biraz daha kırılmış, biraz daha susmuş ve sonunda suçu başkalarında aramış. Oysa hayat öyle işlemiyor. Her insanın taşıdığı yük farklı, her yaranın hikâyesi başka. Belki de en önemli şey; yargılamadan, küçümsemeden, sabırla dinleyebilmek. Gerçek bir konuşmanın, samimi bir dertleşmenin insan ruhunu nasıl iyileştirdiğini kitap boyunca hissediyoruz. Bazen bir insanın hayatında değişen tek şey, ona uzatılan samimi bir el oluyor. İlk adımı sen atıyorsun ve bir bakıyorsun, karşı taraf sana koşarak geliyor. Yeter ki yaklaşım yalansız ve içten olsun. Şermin Yaşar’ın kitaplarında en çok dikkatimi çeken şey de bu oldu. Okuduğum ikinci kitabı olmasına rağmen yine aynı duygularla baş başa kaldım: anlaşılmayan insanlar, yalnızlaşan hayatlar ve birbirini duymayı unutmuş kalpler… Kitabı okurken sık sık psikolojik desteğin neden insanları rahatlattığını düşündüm. Belki de insanın en büyük ihtiyacı gerçekten dinlenmek. Birinin derdini önemsemesi, onu anlamaya çalışması bile insan ruhuna iyi geliyor. Psikologlar bunu meslekleri gereği profesyonel şekilde yapıyorlar ve insanlar bu sayede kendilerini daha iyi hissediyor. Peki ya aynı anlayış ve samimiyet eşte, dostta, ailede olsa? Sanırım insan o zaman hakiki huzurun ve mutluluğun ne olduğunu daha derinden hissedebilir. Yazar bize aslında şunu söylüyor: Önce kendinizi dinleyin. Çünkü siz yaralı olabilirsiniz ama çevrenizdeki insanların da görünmeyen yaraları var. Kendinizi iyileştirmeye çalışın, sonra başkalarına el uzatın. Çünkü bazen o uzatılan eli tutan kişinin sevgisi hem sizi hem karşı tarafı iyileştirir. Samimi, yalansız ve içten yaşanan bir hayatın huzura açılan bir kapı olduğunu bu kitapta bir kez daha görüyoruz. Benim için duygu yönü güçlü, düşündüren ve insanın içine dokunan bir kitaptı. Okunmasını tavsiye ederim.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.