Puan vermedi·344 syf.····Okunma: 21 Mayıs 2026 18:08 Altmışlı yaşlarını sürmekte olan Hayri İrdal, enstitüyü birlikte kurduğu ve yakın bir zamanda kaybettiği dostu Halit Ayarcı'nın hatırasını yaşatmak amacıyla hayatını kaleme almaya karar verir. Kendi hayatından başlayarak Saatleri Ayarlama Enstitüsünün kuruluşunu anlatır bizlere.
Hayri İrdal, Halit Ayarcı'nın hayatında adeta bir milattır. Onun hayatını Halit'ten önce ve Halit'ten sonra diye nitelendirebiliriz.
Türkiye'deki modernleşme sürecini ve Batı özentisini mizahi bir dille eleştiren kitapta öyle yerinde dokundurmalar var ki...
Yazar, enstitü aracılığıyla bürokrasideki aksaklıkları, kayırmacılığı ve liyakatsizliği gözümüze sokar adeta. Kendimizi ağlanacak halimize gülerken buluveririz. Yazarın eleştirdiği hususlarsa hâlâ Türkiye'nin sorunu olmaya devam ediyor. İşte tam da bu nedenle Saatleri Ayarlama Enstitüsü için zamanın ötesinde bir kitap, diyebiliriz.
"Hayri Beyefendi, bizim Hayri, dalgın Hayri... Ne kadar çok Hayri var. N'olur birkaçını yolda eksek. Herkes gibi ben de bir tek insan, kendim olsam." diyen Hayri 'nin bu sözleri kendi olamamasının şikayeti değil de nedir!
Ahmet Hamdi, Türk edebiyatının çok güçlü kalemlerinden biri. Bu kitabı da çok güzeldi ama herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Zira kolay bir okuma değildi. Ben Mahur Beste'yle yazardan okumaya devam edeceğim. Kitabı Türk edebiyatına ilgi duyan herkese tavsiye ederim.
Kitaplı günler.