Kitap hakkındaki yorumuma, kitapta altını çizdiğim bazı cümlelerle başlamak istiyorum:
-Tüm hayatımı yaşayabileceğim hayali yeniden ateşlendi.
-Sınırları belirlemeyi bir kez öğrendiğimizde, gerçekten kendileri olan kişilerle gerçekten kendimiz olabileceğimiz alanlarımız olur.
-Kendimize nasıl baktığımızı değiştirebiliriz; çevremizi yorumlama ve sevdiklerimizle ilişki kurma şekillerimizi değiştirebiliriz. Benliğimizle bağlantı biçimimizi değiştirebiliriz ve bunu yaparak evrenle bağlantı şeklimizi de değiştirmiş oluruz.
Öncelikle, bu kitabın bence günlük hayatın akışında okunacak bir kitap olmadığını söyleyebilirim. Eve gidildiğinde, sakin bir zamanda; masa başında ya da kalem kâğıtla bir şeyler yazılabilecek bir anda okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hatta bir çalışma kitabı gibi de düşünebilirsiniz. Çünkü kitabın içinde “şu çalışmayı yap” şeklinde birçok görev veriliyor ve aslında bu görevler, hem kendinizi tanımanız hem de bulunduğunuz durumdan daha iyi bir noktaya gelebilmeniz için yapılan çalışmalar.
Kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim ama dediğim gibi, günlük hayatın akışında okuyamadığım için görevlerin çoğunu yapamadım. Sadece bazılarını işaretledim ve bunları yapmak için kendime daha sonra alan açtım diyebilirim. O görevlerin bazılarını yaptım; fakat daha iyi hissedebilmek için bunun süreklilik gerektirdiğini düşünüyorum. Bu yüzden, ilerleyen zamanlarda kitap hakkındaki yorumlarım değişebilir.
Kitapla ilgili yapabileceğim bir diğer yorum da şu: Kitap, bir noktada kendi vücut yapımızda bulunan organların ya da dokuların terimsel olarak bilinmesine ve aslında onları nasıl değiştirebileceğimize odaklanmamızı sağlıyor. Ancak psikolojiyi çok yüzeysel bilen biri olarak — okuduğu birkaç kitaptan aşina olan biri diyebilirim — bu terimler bana oldukça uzak geldi. Bu da kitabın içine girmemle arama adeta bir duvar ördü diyebilirim.