Gönderi

Ormana gittim çünkü bilinçli yaşamak istiyordum.
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 23:38
Ölü Ozanlar Derneği hakkında uygun cümleleri bulmak gerçekten zor bu yüzden kitabı bitirdikten sonra hemen bir şeyler yazmak istemedim ama bu kitap hakkında bir inceleme yazmazsam da Ölü Ozanlar'a saygısızlık etmiş olurum :) Ölü Ozanlar Derneği kitabı kendisiyle aynı ada sahip olan Ölü Ozanlar Derneği adlı filmin kitaba uyarlanmasıdır. Genellikle kitaplar filmlere uyarlanır ama bu sefer film kitaba uyarlanmış. Filmin senaryosunu okuyan ve etkilenen N.H KLEINBAUM bu senaryoyu daha detaylandırarak kitap haline getirmiştir. Ölü Ozanlar Derneğinin ilk önce kitabını okudum ardından da filmini izledim ve şunu söylemeliyim ki film çıktıktan sonra iyi ki kitabı da yazılmış çünkü filmdeki karakterler, olaylar vs. sanki film süresi uzamasın veya film daha maliyetli olmasın diye yüzeysel anlatılmış bu da filmi anlama ve benimsemede biraz sorun yaşatmaktadır ama kitapta bu sorun yok.Kitapta karakterlere ve olaylara gereken özen gösterilmiş ve filmde olmayan ama kitapta olan olaylar, şiirler ayrı bir güzellik kattığı için bu kitabı filminden daha çok sevdim. Ölü Ozanlar Derneğinin ana karakterleri Neil, Todd, Charlie, Knox, Pitts, Meeks ve Cameron adında 7 öğrenci ve edebiyat öğretmenleri John Keatingdir. Yan karakterler ise okul müdürü, latince öğretmeni, matematik öğretmeni, öğrencilerin aileleri ve diğer öğrencilerdir. Ana karakter olan öğrencilerin kişisel özellikleri hakkında bir yorum yapmak gerekirse Neil sevecen,hayat dolu ve lider ruhlu biridir. Charlie grubun en haylazı ve en cesurudur. Knox grubun aşığıdır ve sevdiği kızı elde etmeye çalışmaktadır. Todd grubun en son katılanı, en utangacı ve en içine kanapık kişisidir. Pitts ve Meeks kısaca grubun zekileridir. Cameron ise gruba ihanet eden ve J.Keating'in onca öğretisinden bir şey anlamayan salağın tekidir. Ölü Ozanlar Derneği ana karakterlerinin arkaplanı filmde de kitapta da çok detaylı değil ama detaylı olmasına da gerek yoktur çünkü ana karakterlerin hayatı edebiyat öğretmenleri J.Keating ile tanıştıktan sonra şekillenmektedir. J.Keating tıpkı öğrencileri gibi Welton Akademisinde okumuş ve bu akademiden mezun olmuştur. Başarılı bir kariyeri olan J.Keating mezun olduğu okula öğretmen olarak geri dönmüştür ve Welton Akademisinin geleneksel eğitim tarzının dışına çıkıp öğrencilerine kendine özgü bir ders anlatımı yapmaktadır. Öğrencilerin aileleri çocuklarının hayatını kontrol etmektedir ve çocuklar kendi hayatlarını, ileride ne olacaklarını seçebilme şanşına sahip değildir. J.Keating öğrencilere edebiyatı, şiiri ve sanatı sevdirmektedir ama bu durum öğrencilerin aileleri ve okul yönetimi tarafından hoş karşılanmamaktadır çünkü aileler çocuklarının doktor, avukat gibi gelecek açısından daha garantici ve toplum tarafından daha kabul görülen meslekleri tercih etmelerini istemektedir. Okul yönetimi ise zaten mevcut bir müfredat var J.Keating'in ise bu müfredatı hiçe sayarak öğrencilere sorgulayıcı ve isyankâr bir tutumu öğütlediğini düşünmektedir. Öğrenciler J.Keating'in okul yıllığını bulurlar ve o yıllıkta J.Keating ile ilgili yazanları okurken Ölü Ozanlar Derneği yazısını görürler ve ne olduğunu merak edip J.Keating'e sorarlar. J.Keating öğrencilerine ne olduğunu açıklar ama mevcut okul yönetiminin bunu hoş karşılamayacağını da belirtir. Öğrenciler Ölü Ozanlar Derneğini iyice merak ederler ve gizlice Ölü Ozanların buluşup toplantılar yaptıkları mağaraya gitmek isterler. J.Keating öğrencilerin merakını ve hevesini anlamış olacak ki Neil'ın masasına bir şiir kitabı koyar. Bu şiir kitabının içinde öğrencilerin mağarada toplantıya başlarken ki açılış cümleleri ve şiirler yazmaktadır. Öğrenciler mağaradaki toplantıları yaptıkça ve J.Keating'in derslerine katıldıkça J.Keating'i ve onun verdiği öğütleri iyice benimserler. Örneğin Neil J.Keating'in derslerine girmeden ve Ölü Ozanlar Derneğine katılmadan önce ailesinin baskıları üzerine doktor olmaya çalışıyordu ama J.Keating'in derslerinden sonra içindeki oyunculuk tutkusunun farkına vardı ve ailesi istemese bile oyunculuk tutkusunun peşinden gitti. Todd ailesi yüzünden utangaç, içine kapanık, kendini yetersiz gören ve hayattan ne istediğini bilmeyen biriydi ama J.Keating'in derslerinden sonra şiir yeteğini ve kendine olan güvenini geliştirdi. J.Keating öğrencilerinin yıllardan beri süregelen ezbere ve katı eğitim sistemiyle kaybolmasını ve ne istediklerini bilmeden boşa bir ömür geçirmelerini istemiyordu bu yüzden onları daima bilinçlendirdi. Kendi meslektaşlarının ve öğrencilerin ailelerinin cahilce yorumlarına karşı ben onların sanatçı olmalarını değil özgür düşünceli olmalarını istiyorum dedi. Neil'ın ailesi Neil'ın oyuncu olmasını istemiyordu Neil mecburen ailesine haber vermeden bir tiyatro gösterisine katıldı ve bu yüzden ailesi onu Welton Akademisinden alıp askeri bir okula verecekti fakat Neil onu anlamayan, tutkusunu ve hayallerini küçümseyen ailesine karşı tek çözüm yolunu intihar etmekte bulacaktı... Neil hayat dolu ve yaşamayı seven bir öğrenci olmasına rağmen ailesinin baskıları yüzünden intihar etti. Bütün suç ailesinin olmasına rağmen ailesi bunu bile göremeyecek ve kabul edemeyecek kadar cahil ve bencil oldukları için suçu J.Keating'e yıktılar. Welton Akademisi de bu tür intihar gibi olayların kendi saygınlıklarını zedeler korkusundan J.Keating'i suçladılar. J.Keating Neil'ın ailesine ve Welton Akademisine göre hem okul içinde derslerde hem de okul dışında Ölü Ozanlar Derneği adlı bir örgüt kurarak mağarada çocukların beynini yıkayıp onları yanlış yola sürüklemişti ama öğrenciler mağarada sadece dünyanın acımasız gerçekliğinden kaçıp şiirler okuyarak bir süreliğine de olsa güzel vakit geçiriyorlardı. Ölü Ozanlar Derneğinde hangi öğrencilerin olduğunu okul yönetimi bilmiyordu ama bizzat Ölü Ozanlar derneğinde olan Cameron okul müdürüne söyleyip arkadaşlarına hainlik yapmıştır. Bunu anlayan Charlie Cameron'a yumruk atar ve daha önce de başka bir olaydan ihtar aldığı için okuldan atılır. Neil'ın intiharından sonra okul yönetimi diğer öğrencilerin ailelerine haber vermiş ve onları okula çağırttırmıştır bunun nedeni ise öğrencileri korkutarak J.Keating'e atılan iftirayı onaylatıp imzalatmaktır ve öğrenciler bu iftirayı imzalamak zorunda kalırlar. J.Keating okuldan atılır ve onun yerine bir öğretmen bulunana kadar derslere geçici olarak okul müdürü Nolan girer. Nolan'ın dersinde J.Keating sınıfa girer ve kalan eşyalarını alırken grubun en utangaç ve en içine kapanık çocuğu Todd ayağa kalkar ve J.Keating'e herkese zorla imza attırdılar bana inanmalısınız der ardından J.Keating de sana inanıyorum Todd der ve kapıya yönelir. J.Keating kapıdan dışarı çıkacakken Todd masasının üstüne çıkar ve KAPTAN, BENİM KAPTANIM diye haykırarak aşağılık sisteme karşı boyun eğmez. Todd kendisine ailesinin bile göstermediği saygıyı ve sevgiyi gösteren öğretmeni J.Keating'e saygısını sunar ve sınıftaki diğer öğrenciler de Todd'dan cesaret alarak masalarının üstüne çıkarlar. Nolan sinirli ve şaşkına dönmüş bir vaziyette öğrencilerin J.Keating'i nasıl bu kadar benimsediklerini kendi kendine düşünür. J.Keating gururlu bir şekilde öğrencilerine teşekkür eder ve gider... Eee Nolan öğretmen olmak sadece kitapta yazanları okutmak ve katı disiplin ile olunmuyor. J.Keating'den öğreneceğiniz çok şey var. J.Keating kesinlikle sadece bir öğretmen değil aynı zamanda öğrenciler için bir baba figürüdür. Zeki, entelektüel, saygılı, samimi, mizah anlayışı olan ve vizyon sahibi bir adamdır J.Keating ve bu yüzden de öğrenciler onu ve onun düşüncelerini benimsemiştir. Bu günlerde hangi öğretmen J.Keating gibi sistemin insanlara dayattığı kölelik sistemine karşı çıkabiliyor? J.Keating kendi öğrencilik ve öğretmenlik hayatında yaşadığı ve deneyimlediği şeyleri öğrencilerine aktarması onların da bu hataları yapmalarını istememesindendir. Örneğin onlara latince anı yaşa anlamına gelen "Carpe Diem" cümlesini söylemiştir. Bu çok anlamlı bir cümle çünkü sadece öğrenciler değil her insan ne geçmişte kalmalı ne de geleceği gereğinden fazla düşünmeli sadece anı yaşamalı ve içinde bulunduğu anın tadını çıkarmalıdır. Biz istesek de istemesek de zaman akıp gidiyor ve bu yüzden hayatımızı başka insanlar için değil kendimiz için yaşamalıyız. J.Keating öğrencilerinin özgür düşünceli, ne istediğini bilen, yaşadıkları olaylara farklı açılardan bakabilmesini bilen ve ne olursa olsun hayallerinin peşinden giden bir birey olmalarını istedi. Öğrencilerine sanatı ve şiiri sevdirdi çünkü onların sıradan ve boş bir ömür geçirmelerini değil hayatlarını olağanüstü kılmalarını istedi. J.Keating sadece kendi öğrencilerinin hayatına dokunmadı aynı zamanda Ölü Ozanlar Derneğini okuyan veya izleyen insanların da hayatına dokundu. Ölü Ozanlar Derneği gerçekten çok özel bir kitap benim söylememe bile gerek yok. Okuduğum kitaplar arasında ilham aldığım, benimsediğim, gerçekten her bir cümlesinin ve şiirinin altını özenle çizdiğim nadir bir kitap olarak kalacak. Zorlu oyun devam ediyor, kim bilir belki bir gün bende katılırım bir dizeyle :)
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.