·152 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2026 08:56 Aile bir yanılsama.
Günlük hayat dediğimiz şey giderek insanı performans öznesine dönüştürdü. Yaşanılan kendi benliğimizin mi, canlandırdığımız benliğin mi yaşadıkları; ayrımını bile yapamayacağımız bir noktadan bir öykü yaratıyor yazar. Kan bağının değeri üzerine tartışabileceğimiz bir alan açan bu kitabın neredeyse her sayfasında bir boşluk var: acabalar, belkiler, şüpheler, keşkeler… Belki de en büyük yabancılık, en yakınımız sandığımız insanların içinde büyüyor.
Hipnotik kurguları okurken zorlanırken, yazarların bunları nasıl yazdıklarını merak etmişimdir.
Ortalama okur olsak bile artık gerçekliğin; kafada yeniden oluşturulan, gerçeğin ucundan köşesinden tutup yeniden yarattığımız bir olgu olduğunu biliyoruz. Duygular belleği mühürler.
Geriye bize cevabını arayacağımız şu soru kalır; gerçeklik ile fantazi madalyonun iki yüzüyse biz hangisini yaşamayı seçiyoruz?