Puan vermedi·236 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2026 00:00 Güneş yüzü görmeyen dünler...
.
.
Yusuf, hayatının dönüm noktası İstanbul'daki eve arkadaşı Hüseyin ile taşınır. Evde yılların yorgunluğu ve birikmiş yalnızlığın küfü duruyordu. Yeni başlangıçlara temiz bir sayfa açar gibi evi dip köşe temizlerken Yusuf eski bir defter bulur. Bir günlük olduğunu anlar ve günlükte evin eski sahibi Hikmet'in anıları yazmaktadır. Okudukça o defterde aslında Yusuf'un da geçmiş gölgelerinin de olduğunu fark eder.
.
Kitabı bir apartmana benzetirsek, her katta ayrı bir hikayenin bizi karşıladığını görebiliriz. Hikmet'in katında yaşanılan öğrenilmiş çaresizliği ve yaşanılamayan sevginin değerini okurken, Yusuf'un katında ise Hikmet'in ayak seslerini duyuyoruz. Baba sevgisinin yoksunluğu ile başlayan değersizlik ve çaresizlik hissi...
.
Farklı hayatların kesiştiği kaderi okumayı her zaman çok sevmişimdir. Yazar o kadar büyük bir incelikle yazmış ki okurken nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Melankoliye boğmadan gerçeklerle yüzleştiren, insanın kendi iç sesine dokunan bir eserdi.