Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 23 Mayıs 2026 12:13 Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür, isminden dolayı bende daha romantik ve duygusal bir hikâye beklentisi oluşturmuştu. Fakat sayfalar ilerledikçe bunun bir aşk romanından çok; insan ilişkilerini, ikiyüzlülüğü, aldatmayı ve toplumun ahlak anlayışını hicveden güçlü bir taşlama olduğunu fark ettim. Hüseyin Rahmi Gürpınar yine o kendine özgü mizahi diliyle hem güldürüyor hem de insanı rahatsız eden gerçekleri yüzümüze vuruyor.
Şadan Bey karakteri, kitap boyunca beni en çok sinirlendiren ama bir yandan da en çok düşündüren karakter oldu. Kendini zeki sanan, kadınları küçümseyen ve yaptığı her şeyi haklı göstermeye çalışan yapısı aslında dönemin erkek egemen bakış açısının küçük bir özeti gibiydi. Buna karşılık Sabiha Hanım’ın duruşu ve zekâsı hikâyeye ayrı bir denge katıyor. Kitapta en sevdiğim şey, hiçbir karakterin tamamen “iyi” ya da “kötü” olmamasıydı. Herkes kendi zaafıyla var oluyor ve bu da romanı daha gerçekçi kılıyor.
Hüseyin Rahmi’nin kaleminde en çok hoşuma giden şey ise olayları dramatikleştirmek yerine alaycı bir üslupla anlatması oldu. Okurken bazı yerlerde gerçekten güldüm ama birkaç sayfa sonra aslında güldüğüm şeyin toplumun çürümüş tarafları olduğunu fark ettim. Bu açıdan bakınca kitap, dönemi anlatmasına rağmen bugün hâlâ güncelliğini koruyor. İnsan ilişkileri değişiyor gibi görünse de kibir, sadakatsizlik ve çıkar ilişkileri pek değişmiyor.
Kitabın dili zaman zaman eski Türkçe kelimeler nedeniyle yorucu olsa da hikâyenin akıcılığı bunu dengeliyor. Özellikle olayların giderek karmaşıklaşması ve karakterlerin kendi oyunlarına yenilmesi romana ayrı bir sürükleyicilik katmış. “Ava giderken avlanmak” sözünün kitaptaki karşılığını net şekilde hissediyorsunuz.
Benim için bu kitap, sadece keyifli bir klasik değil; insan doğasının ne kadar zayıf ve komik olabileceğini gösteren ironik bir aynaydı. Bitirdiğimde geriye romantik bir aşk hikâyesinden çok, insan ilişkilerine dair ince bir alay kaldı. Ve sanırım kitabın en güçlü tarafı da tam olarak buydu.