Sevdiklerin aşkına sevenlerin aşkınaİnşirah inşirah inşirahÂyetin değil miyiz senin Ya Râb
Kitabın son dizelerini incelememin ilk satırları olarak paylaşıyorum çünkü bu kitabın sadece bir şiir kitabı olmadığını çok güzel özetliyor bu dizeler.
Mevlâna İdris bu kitapla bize sadece bir şiir hediye etmemiş, aynı zamanda bir dua kitabı sunmuş. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Ellerimizin Büyük Boşluğu “tek bir şiirden” oluşuyor. Şiirin dizeleri sayfalara resimlerle birlikte serpiştirilmiş. İlk bakışta bir çocuk kitabı olduğunu sanabilirsiniz bu sebeple. (:
Kitabın ismi o kadar çekici ki insan üzerine düşünmeden edemiyor. Kitabı okudukça da anlıyoruz ki Ellerimizin Büyük Boşluğu metaforu, biz modern çağ insanının heybesinin ve dâhi ruhunun boşluğuna işaret ediyor. İslamiyet’e göre dua ederken ellerimizi açarız. Yüce yaratıcımıza el açarız fakat bunu yaparken dolu bir gönülle yapmamız gerekir. Gözümüz de gönlümüz de dolu olmalı ki ellerimizi açarken yüzümüz olsun.
Mevlâna İdris her ne kadar ellerimizin boşluğuyla bizi yüzleştirse de şiirinde, ümidi de elden bırakmıyor. Çünkü iman bunu gerektiriyor. Çünkü şiir ümidi besleyen can suyu gibidir.
“bir sızı kalmış içimizde başka bir şey yokbu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız”
Dizelerde yok aldıkça suçlu ve utangaç kalbiyle kapıda bekleyen bir çocuk oluyoruz adeta:
“çok unuttuk hatırlamak istiyoruzbaşımızın okşanmasını gözyaşlarımızın silinmesini kolumuza girilmesini istiyoruzMevlâna İdris modern çağ insanının boşluğunu ve acziyetini anlatırken Allah-u Teala’nın büyüklüğünü de çok güzel ilan ediyor. Böylece de duanın olmazsa olmazını (kendi küçüklüğünü bildirip Yaradanın büyüklüğünü itiraf etme) yerine getiriyor şiir tadında:
“senin değil miyiz hepimizsenin değil mi her şeyalırsın kime ne verirsin kime neve bu açtığımız eller senin değil misenin değil miyiz hepimiz Rabbim”
Kul olmanın sonra da kül olmanın şuurunu bildiren bu şiir kitabına, aynı zamanda bir duaya da ortak olmak isteyen herkesi davet ederim.
İstifadeli okumalara..
Merhuma rahmetle..