Gönderi

Puan vermedi·440 syf.··
2026 27. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 19:12
Kadınlardan Nefret Eden Erkekler'i okumak oldukça zordu. Zaten aya yayarak yavaş yavaş sindire sindire okudum. Erküreye öyle bodoslama dalmak kaygımı biraz tetikledi açıkçası. Yazar kitap boyunca kadın düşmanlığını bireysel önyargılar ya da münferit şiddet olayları üzerinden değil, çevrimiçi topluluklar tarafından üretilen ve yeniden dolaşıma sokulan bir ideoloji olarak ele alıyor. Temel argümanı, birbirinden bağımsız görünen incel gruplarının, kız tavlama ustalarının, erkek hakları aktivistlerinin ve benzeri yapıların aslında ortak bir kadın düşmanlığı ekosistemi içinde faaliyet gösterdiği yönünde. Kitabın en önemli katkılarından biri, bu toplulukları marjinal ve önemsiz internet köşeleri olarak değerlendiren yaygın yaklaşımı sorgulaması. Bates, bir yıl boyunca çevrimiçi olarak yarattığı sahte bir erkek kimliği ile bu grupların arasına sızarak ve forumlarında, bloglarında ve sosyal medya ağlarında gözlem yaparak çevrimiçi radikalleşmenin nasıl işlediğini ortaya koyuyor. Tamamen filtresiz bir şekilde bu gruplarda yazılan makaleleri, gönderileri paylaşıyor. Bunu durumun ciddiyetini kavratmak için özellikle böyle yaptığını da ekliyor. Özellikle genç erkeklerin bu ağlara giriş süreçlerini anlatan bölümler dikkat çekici ve doğrusunu söylemek gerekirse ürkütücü. Çünkü burada söz konusu olan şey yalnızca kadın düşmanlığının yayılması değil aidiyet ihtiyacı, mağduriyet söylemi ve kimlik inşasının bir araya geldiği bir radikalleşme süreci. Zaten kırılgan ve yalnız olan bu erkekler, bu tarz radikalleşmiş ideolojilerle zehirleniyor bir nevi. Kitap boyunca görüyoruz ki bu toplulukların ortak paydası sınıfsal konumdan çok aidiyet arayışı. Farklı sosyoekonomik arka planlardan gelen bireyler, kendilerine yaşadıkları sorunların nedenini açıklayan ve aynı zamanda bir topluluğa ait olma hissi veren anlatılara yöneliyor. Bu yönüyle kitap, çevrimiçi kadın düşmanlığını bir kimlik politikası ve topluluk oluşturma pratiği olarak okumamıza imkân tanıyor. Bates'in özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri de mağduriyet söylemi. Erkeklerin yaşadığı gerçek sorunlar —yüksek intihar oranları, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler ya da katı erkeklik normlarının yarattığı baskılar— kadın düşmanı gruplar tarafından sistematik biçimde yeniden yorumlanıyor. Böylece patriyarkanın ürettiği sorunlar, feminizmin ya da kadınların varlığına bağlanarak açıklanıyor. Kitap bu nedenle erkeklerin sorunlarını görünmez kılmıyor aksine bu sorunların nasıl araçsallaştırıldığını göstermeye çalışıyor. Yazarın özellikle okullarda yaptığı gözlemler de dikkat çekici. Birbirini tanımayan genç erkeklerin farklı okullarda aynı söylemleri tekrar etmeye başlaması, çevrimiçi kültürün eğitim ortamlarına ne ölçüde sızdığını gösteriyor. Bu durum kadın düşmanlığının yalnızca bireysel tutumlar meselesi olmadığını, aynı zamanda pedagojik bir mesele olduğunu da ortaya koyuyor. Bu nedenle kitabın sonunda anlatılan okul örneğini oldukça önemli buldum. Bates'in aktardığı dönüşüm hikâyesi, sorunun yalnızca güvenlik politikalarıyla ya da cezalandırıcı yaklaşımlarla çözülemeyeceğini gösteriyor. Ki bunu yakın zamanda biz de maalesef yaşadığımız deneyimle görmüş olduk. Toplumsal cinsiyet eşitliği, medya okuryazarlığı, dijital radikalleşme ve eleştirel düşünme becerilerinin eğitim ortamlarında tartışılabilmesi, önleyici bir müdahale alanı yaratıyor. Özellikle gençlerin aidiyet ihtiyacını demokratik ve kapsayıcı topluluklar içinde karşılayabilmeleri, kitap boyunca anlatılan radikalleşme süreçlerine karşı önemli bir alternatif sunuyor. Kitap kadın düşmanlığını yalnızca kadınları ilgilendiren bir mesele olarak değil; dijital çağda kimlik, aidiyet, güç ve şiddet ilişkilerini anlamak için okunması gereken önemli bir çalışma. Kadınlardan Nefret Eden Erkekler'i kapattığımda aklımda kalan şey kadın düşmanlığının varlığı değil, bunun ne kadar örgütlü, sistematik ve görünmez olabildiğiydi. Özellikle bir öğretmen olarak Bates'in okullarda gözlemlediği dönüşüm beni uzun süre düşündürdü. Çünkü kitap boyunca anlatılan süreçler yalnızca çevrimiçi forumlarda yaşanmıyor sınıflara, okul koridorlarına ve gençlerin gündelik hayatlarına da sızıyor. Belki de bu yüzden çözümün önemli bir kısmı yine eğitimde yatıyor. Gençlere yalnızca bilgi değil, eleştirel düşünme becerisi, medya okuryazarlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi kazandırmak, bu ideolojilerin sunduğu sahte aidiyetlere karşı en güçlü alternatiflerden biri olabilir.
Kadınlardan Nefret Eden ErkeklerLaura Bates · April Yayıncılık · 20265 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.