Figen

Figen
@Okurunyolculugu

Figen

, bir kitabı okumaya başladı
Elizabeth Strout
7.1/10 · 51 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·336 syf.··
2026 31. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:05
Kitap aslında kötü arkadaşlar üzerine değil, değişen arkadaşlıklar üzerine. Yazar arkadaşlığı ahlaki kategorilere ayırmıyor; “iyi arkadaş / kötü arkadaş” demek yerine hayatların değiştiğini, insanların değiştiğini, şehirlerin, sorumlulukların, önceliklerin değiştiğini ve arkadaşlıkların da bununla birlikte dönüştüğünü söylüyor. Kimisi bu değişime ayak uyduruyor, kimisi uyduramıyor. Özellikle yazarın kendi arkadaşlık deneyimlerini bu kadar şeffaf şekilde anlatması, kişisel bir yerden konuşması bana samimi geldi. Ama sanırım benim beklentim biraz farklıydı. Alt başlığında “kadın arkadaşlığının yüzyılı” gibi bir vaat görünce daha tarihsel, daha teorik, belki arkadaşlığın dönüşümünü kültürel ve toplumsal olarak da tartışan bir metin bekledim. O yüzden yer yer “biraz daha derine mi inseydik” hissi oluştu. Yani eğer alt başlığa bakarak sosyolojik ve kültürel bir inceleme metni bekliyorsanız öyle değil. Diğer bir eleştirim, değişimi bu kadar merkeze alınca bazen gerçek kötülük görünmezleşiyor gibi hissettim. Evet, bazı arkadaşlıklar sadece dönüşür ve biter. Ama bazen de insanlar gerçekten kötü davranır: küçümseyebilir, ihmal edebilir, rekabet edebilir, zarar verebilir. Her kopuş sadece uyumsuzluk değildir. Yine de kitabın bıraktığı soru bence değerli: Bir arkadaşlığı bitiren şey gerçekten kötü olmak mı, yoksa artık aynı hayatın içinde yer bulamamak mı?
Kötü ArkadaşTiffany Watt Smith · Kolektif Kitap · 202555 okunma

Figen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.··
6 günde okudu
·
2026 31. kitabı
Tiffany Watt Smith
7.3/10 · 55 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 12:41
Muhabbet’i bitirdim ve sanırım şimdiden yılın favorileri arasına girdi. Mektuplardan, mailleşmelerden oluşan yapısını çok sevdim. Seksenine merdiven dayamış olan Sybil Van Antwerp’in çeşitli insanlara yazdığı mektup ve mailler ile ona başkaları tarafından gönderilmiş mektup ve mailleri okuyoruz. Dolayısıyla parçalı ve katmanlı bir kurgusu var eserin. Biz bu mektupları okudukça boşlukları doldurup kendi yolumuzu kendimiz buluyoruz. Hayatının sonlarına yaklaşmış bir kadının kendisiyle olan hesaplaşmasını okuyoruz. Bunun etrafında bir yas meselesi bir evlat kaybı var. Bunun şekillendirdiği bir hayat var. Bir de bir anne kız ilişkisi var. En çok etkilendiğim taraf sanırım bu anne-kız ilişkisi oldu. Kitap bunu merkeze almıyor ama ben en çok bunun üzerine düşündüm kitabı okurken. Sevdiklerimizle, özellikle çocuklarımızla, ne kadar açık olabiliyoruz? Hislerimizi saklamak gerçekten onları koruyor mu yoksa araya duvarlar mı örüyor? Sybil karakteri bana yer yer Olive Kitteridge’i hatırlattı. Ben yaşını başını almış hafif gidik, lafını sakınmayan kadın karakterleri okumayı sanırım çok seviyorum. Dünyayı biraz yargılayan, biraz komik, biraz kırgın ama çok iyi gözlemleyen yaşlı kadınları okumak bana çok iyi geliyor. Alakası yok ama Mina Urgan’ın Bir Dinazorun Anıları’nı okurken de benzer keyifi aldığımı hissetmiştim. Bu arada Muhabbet’i bitirdiğimden beri ona buna mektup yazasım var Sybil için mektup yazmak sadece bir iletişim aracı değil kendini ifade etme biçimi doğrudan mektuplar. O mektup yazarken var oluyor gibi bir şey. Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026152 okunma

Figen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
6 günde okudu
·
2026 30. kitabı
Virginia Evans
8.8/10 · 152 okunma