·536 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2026 00:00 **Herkese merhaba bugün Wisteria serisi ile ilgili düşüncelerimi paylaşacağım. Tabii incelemem ağırlıklı olarak final kitabı olan Diyarların yazarı ile ilgili olsa da diğer kitaplarına da azar azar değineceğim. Bu seri benim okuduğum ilk wattpad serisiydi bu sebeple bende duygusal bir yeri vardı özellikle seriye devam ettiysem bunun en önemli sebebi Drystan'dır. Final kitabını yaklaşık olarak bir buçuk yıl bekledik yazar da kendi hesabından "çok geniş bir büyü sistemi ve evrem tasarladım böyle güzel şöyle harika bir final yazıyorum" dediğini görünce beklenti ister istemez arttı. Keşke bu beklentiyi de karşılasaydı(neyse çok uzattım artık kitaba geçelim :))
Öncellikle sevdiğim yanlarında bahsetmek gerekirse yazar yazım dilini oldukça geliştirmiş yani okurken gerçekten kolay akıyor ve betimleme ve diyalog açısından ilerleme kaydetmiş. Bu arada kitabın başına gelmiş en güzel şey Drystan'ın kızıı Rykel'dır. Çok başarılı bir çocuk karakteri tasarlanmış, kitap boyunca sevdiğim tek karakter oldu. Onun dışında dört ana kadın karakterin ağzından kitabı anlatması ben sevmesem de hikayeyi birçok yönden görmemiz açısından iyiydi. Ve iyi yanları bu kadar (maalesef)
Şimdi eleştirmek istediğim yanlarına gelelim başlıklar üzerinden ilerleyelim
Lin kimdi ve neden bu kadar altı boş bir karakter ?
Dördüncü kitabına yani en önemli kitabına başrol yapacak kadar önemli olan tüm evrenin kaderini ona bağladığın karakterinin geçmişi, ailesi ve kim olduğu neden hiç anlatılmadı. Yani gerçekten çok saçma karakter habire işte hafızam gitti hatırlamıyorum deyip duruyor. Neden bir derinliği yok Ve en büyük sorunlardan biri de egoist ve kendinden emin yazılıp en ufak saldırıda yere yığılıp kalmasıydı. Herkes onu geliştirmeye çabalarken o ben yaparım havalarında dolaştı. Ve tabii ki kitabın sonunda öldü. Açıkçası hiç üzülmedim hakkında hiç bilgi sahibi olmadığım bir karaktere neden üzülelim ki değil mi?
Çokk kapsamlık büyü sistemi ve evren??
Şimdi birisi bana buradaki o geniş büyü sistemini gösterebilir mi rica etsem?? Ellerinden ateş çıkardının neresi kapsamlı ya. Bu arada fark ettiğim bir mantık hatasından bahsetmek istiyorum yani tamam belki çok önemli değil ama benim ilk kitapta karakter kartımdan Faldo çıkmıştı. O sebeple yazmasam içimde kalır. Bu son kitapta tanıştığımız ronan ve valro Locrdi imparatorluğundan iki kardeş. Yani Faldo'nun kardeşleri. Burada yazana göre faldo en büyük kardeşmiş, katliam senesinde yani ilk kitapta ölmüş? ve tahta ronan geçmiş. Şimdi öncelikle faldo en küçük kardeşti. Katliam senesinde ölmedi yaralı olarak kurtuldu Ben faldoyu okumak istiyordum şahsen. Bu arada bu yanlışları uydurmadım ilk kitapta ne yazdığını aktarıyorum direkt.
Karakter ve hikaye dağılımı sorunu
Tam 536 sayfalık kitabın sadece son 70 sayfasını savaşa ayırmak ki orada bile yarısının psikolojik bunalım ve iç monologlarla geçmesi neydi gerçekten?? Savaş var ama savaş yok gibi yani öyle yavan bir anlatım. İlk 450 sayfada iki adet düğün, hikayeye katkısı olmayan günlük olaylar ve" pek göremesek de" lin in yetenekliler ile çalışmasıyla geçti. Savaşa kadar olan kısımda kayda değer olaylardan biri saigein kurtarılması diğeri ise diğer krallıklar ile yapılan toplantıydı(ilk kitaptan karakterleri görünce anlık ilk okuduğum zamanlara gittim) Bunun haricinde çok novella tadında gereksiz olaylarla geçti.
Karakter kartında bulunan dane ve delhini sadece 3 sayfada okumamız da çok saçmaydı. Sonda delhin ve daha birçok tandığımız karakter öldü ama BUNLAR NASIL ÖLDÜ NEDEN ÖLDÜ bilemiyoruz maalesef Cyra öldü ama irithel ile arasında ne geçti onu da bilemiyoruz. Yani genel olarak çok bir şey öğrenemiyoruz bu kadar uzun yazıp önemli olan hiçbir bilginin verilmemesi çok boşluk hissi yaratıyor. Kitabın sonunda imparatorluk kazanıyor ve euria ölüyor. Bence önemli karakterleri öldürmeye çekinmiş gibi çünkü drystan ölür gibi olup yine şans eseri kurtuluyor. Zaiden da aynı şekilde. Etkileyici bir final olması için birkaç başrolü feda etmeliydi benim nezdimde.
şimdi son kitapla ilgili düşüncelerimi paylaştığıma göre diğer kitaplarla ilgili ve bu seriye devam etmeyi veya okumayı düşünenler için konuşayım.
Öncelikle yazar her ne kadar tam aksini düşünse de bence serinin tek iyi kitabı Varislerin Oyunuydu. Gerilimi ve hikayesi güzel ters köşeleri beni şaşırtmasa da birçok kişiyi etkilemişti. Hatta seri direkt orada bitse bile olurdu çünkü devamında seri gerçekten çöküşe geçti. İkinci kitap aksiyonlu gibiydi ama gerçekten sıkıcıydı. Ayrıca Euria'nın gerçekten sevilesi bir yanı yoktu aksine rahatsız ediciydi. İlk kez villian okumuyoruz sonuçta yani ilk defa kötü karakter okurken artı bir rahatsız oldum(sevenler ne düşünüyor anlayamıyorum) Üçüncü kitap zaten novella gibi incecikti.
Ayrıca bir ben mi böyle düşünüyorum bilmiyorum ama adoranın "ben çok iyi ters köşe yazıyorum tahmin edilmez ters köşe yazıyorum" diyerek kitaplarını pazarlaması çok irite ediyor. Bunu hani ben farklıyım zekiyim gibi ergence bir anlamda demiyorum(:)) ama gerçekten tüm kitaplarındaki hainleri çok önceden tahmin ettim. Özellikle ilk kitaptaki haini hayatında bir tanecik polisiye okuyan herkes bulurdu. Yazım dili her kitapta daha çok gelişmiş ama onun dışında maalesef seri o ilk kitaptaki havasını kaybediyor. Yaşınız daha küçük ve ilk kez wattpad okuyorsanız başlangıç için okunabilir. Ya da seriyi bitirme takıntınız yoksa sadece ilk kitabı okuyabilirsiniz ama onun dışında şöyle bir final okumaya gerçekten gerek yoktu. Seriye devam etme sebebim kairon, drystan ve yaşasa Zedy olurdu