8/10
·838 syf.··
2026 85. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 22:53
Merhabalar bugün sizleri adı bile ölümden geçen Elfida ile tanıştırmaya geldim. Kitap günümüzden 3 yıl öncesinde başlıyor. Elfida artık tamamen yorulduğunu ve tükendiğini hissettiği bir anda hayatına son vermeye karar veriyor. Uçurumun kenarında onu atlama demek yerine atlarsan sen bilirsin ama yazık olur diyen bir adamla tanışıyor. Adam o kadar net bir şekilde bunları söylüyor ki Elfida yeniden düşünmeye karar veriyor. Elfida için bu adam bir takıntı olmuştu üç yıl boyunca ne yaptığını nereye gittiğini her şeyi saati saatine biliyordu. Yasa dışarısı dövüşlere başlamasının sebebi de bu adamdı. Tek hedefi karşısına çıkan rakip olmak! Onun da dediği gibi tam üç yıldır Kurşun Alpugan'ın hayatının içindeydi ama aynı zamanda değildi. Kendince oluşturduğu bu planda ona göre avcıyı avlayacak av olacaktı. Sizce başarılı olabildi mi? Zekasına bayıldım bu kızın. Acayip bir şey gerçekten zehir gibi. Yaşadıklarından sonra çelik gibi bir zırh edinmesi de çok normaldi. Ancak yaşadığı şeyleri normal görmesi beni bir ara delirtti. Destek alıyordu ama öylesine yapıyordu. Turuncu rengi muhabbeti ve Elif'in Elfida oluşunu okumak beni çok üzdü. Babasından resmen tiksindim! Bayağı ağlayıp durdum. Kitaptaki favorim kesinlikle Kılıç oldu. Namı diğer Kurt. Düştük yine bir yan karaktere teşekkürler. Kitabı okuyanlar neden onu seçtiğimi anlayabilir. Nil'in de söylediği gibi aile gökkuşağı ailesi gibi Turkuaz, Safir, Mavi, Larcivert ve Kurşun.. Elfida bu kalabalıkta birazda yaşayamadıklarını yaşadı. Dedim ya o içindeki yoksun, küçük kızın küçücük şeylerde mutlu olması beni çok etkiledi. Kurşun konusunda henüz kararımı veremedim. Arkadaş etrafındaki herkes manyak çıktı ya! Yani kime elimi atsam bir yerde manyak olduğu ortaya çıktı. Kitapta karakterlerin arkasında duramıyorum özür dilerim. Elfida geçmişini bahane edebilir ama ya diğerleri? Ya kızım aşkını bile manyakça yaşadı. Ne çok manyak dedim ya! DEVAMI YORUMDA Heycanın tavan yaptığı sahne kesinlikle ikilinin karşı karşıya geldiği o maçtı. Uff o sayfaları okumadım. Resmen yuttum. Kitabı ara ara Kurşun'un ağzından okumak daha iyiydi. Zaten bu manyak olayı birazda onun yüzünden oldu. Uff be o yüzleşme anı her şeye değerdi. Birbirlerinin canını yakmak için bu kadar uğraşmaya ne gerek vardı yani o kısmı çözemedim. Tamam olayların karışmasını bekledim ama konuşmaları gereken anlarda laf çarpıp durdular ya! Sonda işe Kurşun o kadar haklıydı ki Elfida'nin ağzına kürekle vurmak istedim. Oysa ben kadının tarafını tutardım değil mi? Açanay karakteri bana aşırı itici geldi. Şimdi bazı şeyleri söylesem #spoiler olur diye susuyorum. Kitapta ister istemez bir çok duyguyu bir arada yaşıyorsunuz. Sinirleniyorsunuz, ağlıyorsunuz ve bazen gülüyorsunuz ama en çok duvara hissiz bakıyorsunuz. Ara ara uzadığını düşünmeden edemedim. Ancak yazılmasa olur diyebileceğim bir tek yer yok. Gerçi merak duygunuz o kadar baskın kalıyor ki sayfa sayısı umurunuzda olmuyor. Ben ki uzun uzun anlatımları sevmem. Lakin bu kitapta ara ara sinir krizi geçirmek dışında elimden bırakmadım. Sekiz yüz küsür sayfa kitabı iki günde yuttum bitirdim. Kitabın kapağını kapattım ve o meşhur duvarla bakışma seansım başladı. Acil devamı gelmeli. Neler oldu neler bil bilseniz.. Artık oyun tersine döndü ve Kurşun kağıtları dağıttı.. Abov!
1000Kitap
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202647 okunma
·
226 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitapta kaç bölüm var acaba?