·408 syf.····Okunma: 23 Mayıs 2026 23:14 #yokluğundaçokkitapokudum #libbypage
#thisbookmademethinkofyou
heyy herkese merhaba, dünya ile yakın zamanlarda okuduğuuz kitaplara bayılıyorum. yabancı hesapları takip ettiğim için çok fazla spoiler yiyordum. bu anlamda iyi oldu. şimdi özellikle kitaplardan bahseden kitapları çok seviyorum bu kitap da tam öyle bir kitap ama sadece bu değil yas ve kabullenme ve bir tutam da aşk içeriyor. evet tahmin edemezdiniz ama bu kitapta yas işleniyor ve sanırım yası herkesin anlayamayacağını kabul etmek lazım. Her ne kadar ailenizden birini kaybetmiş olsanız da yas süreci her aile bireyi için aynı kuvvetle işlememekle birlikte her birey de yası idare edemiyor. Özellikle olmadık anlarda gelen ağlama krizleri ve çevrenin garipsemeleriyle baş etmek bunlardan biri. Yası ele alan yazarlar eğer bu işe bilerek giriyorlar ve çok güzel ele alıyorlarsa kesinlikle win win durumu. Çünkü yas diğer kolay konular gibi değil ve bence insanların yalnız olmadığını düşünmek istedikleri çok özel bir konu. Ayrılık, aşk, evlilik, maddi sorunlar, ülke sorunları bir yere kadar ama bence bu konu kazan-kazan bir konu.
gelelim konumuza, Tilly, 6 aylık kocasını kaybeder ve bir kitabevi onu arayarak kocasının ona her aya 1 kitap düşecek şekilde 12 aylık bir siparişi olduğunu söyler. her ay Tilly kocasının seçtiği kitabı ve içinden çıkan mektupları okur. bu kitaplar ve kitabevinin sahibi Alfie onu yasın içinden elini tutarak çıkaracaktır. Alfie ile Tilly arasındaki kimya maalesef beni yakalamadı. Alfie ilk tasvir edilen ile kitap ilerledikçe sahip olduğu fiziki değişim bana geçmedi. babasının kıyafetlerini giymeyi seven bir adam olmasına rağmen omzunun genişliği belli olmalıydı diye düşünüyorum. yani aralarındaki kimya bana hiç seksi gelmedi. bu arada arkadaşı Rachel'ın arkadaşının yanında olmamasının mazereti de hiç uygun gelmedi. Tilly'nin kayınvalidesi ile olan drumu ve sonradan olan gelişmeler oldukça iyi verilmiş. kitabevindeki yan karakterler ve kedi de çok iyi oluşturulmuş. Tilly'nin paris'te edindiği arkadaş grubu da oldukça iyiydi. Tilly'nin kız kardeşi Harper ile aralarında geçen şeyler gerçekçiydi ve Tilly'nin yasın evrelerinden geçişi baya iyi yansıtılmıştı. özellikle olur olmaz zamanlarda gelen o ağlama dalgası gerçekten inandırıcıydı. İtalya'da geçen kısımlar çok güzeldi. ama bir yerden sonra bunlar sürekli bir yere mi gidecekler? diye düşünmedim değil. tam bir quest kitabı haline dönüştü.
yani eleştirebileceğim bazı noktalar da var örneğin kocası joe'dan gelen hediyelerin giderek challange haline gelmesini beğenmedim. ben daha çok o ayın kitabının getireceği değişiklikleri okuyup bahsi geçen kitap için heyecanlanacağımı ummuştum ancak kitap çok çabuk "ölen kocanın verdiği görevleri tamamla" haline çevrildi. diğer bir eleştirim kitabın aşırı uzatılmış olması. aslında çok daha kısa bitebilirdi. kitap özellikle inanılmaz güzel bir fikir ile başlayıp ilk 5-6 bölüm zirve yaptıktan sonra baya yavaşlıyor.
işaretlediğim ve postitlediğim çok fazla yer oldu ve bu kitap sayesinde okumak için kenara ayırdığım koca bir listem oldu. bu yüzden oldukça verimli bir okuma olduğunu söyleyebilirim.