Gönderi

Kitabı okuduktan sonra buraya bakmalı...
Puan vermedi·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:34
Yazmadan edemedim... Bendeki etkisini paylaşmam gerektiğini düşündüm. Üzerine çok farklı yorumlar gördüm, hemfikir olduklarım da elbette var ve bazı noktalarda direkt aynı şekilde düşündüklerim... Geleyim kitaba... Kitap, yazara şans verme gayretimde bana sadece kapı araladı ama anahtarı da kapının ardında kaldı. Kapı kapansa bir daha aralamaya ne kadar gayret ederim, bilemiyorum. Olumsuz eleştiri yapsam... Elim, dilim, gönlüm çok varmıyor ve kalbim buruluyor ama güzel birkaç şeyden fazlası da gönlüme düşmüyor açıkçası. Beni bu kadar arafta bırakan nadir kitaplardan biri oldu. Çok büyük beklentilerle ve esrarlı bir şeyler okuyacağım düşüncesiyle okuma listeme almıştım. Aslında fena da başlamamıştı ama beklentim peyderpey hüsrana dönüştü. Öncelikle kitabın adı, anlatılanlarla benim için yeterince en azından kitaba ad olacak kadar bir bağ oluşturmadı. Kitap adı benim için çocuğa isim koymak gibi önemlidir. Burada o bağı kuramadım. En rahatsız olduğum şeyse bana dervişlik ve şeyhlik kavramlarının heybetinin hafifletildiğini hissettirdi. Yakın zamanda sezon sezon Vefa Sultan seyretmiş birisi olarak (usulü elbette dizilerden öğrenmeyiz sadece burada kitap ve dizide bu meselenin ele alınış biçimlerindeki farklılıklardan bahsediyorum) burada ister istemez o hürmeti, hikmeti ve dirayeti ilk (başkarakterin babası) şeyh dışında kimsede göremedim. Şehyliği rüyalarca malum olmuş ve halka halka zikir meclisi olan bir dergâhın (ikinci) şeyhi, dergâha arkadaşını ziyarete gelen kızın elini sıkamaz efendim. O dergâhın içinde çay ile beraber sigara içilemez efendim. Sigara, hoş karşılanan bir şey değildir. Nefsini kendi eliyle öldüren insanların böyle sufî meclislerde sigara içmeleri, o satırlar arasında gözlerim sıçrarken içimi acıttı açıkçası. Başkarakterin babasının her anında ve şartta yanında olması öyle güzeldi ki. Onun gelişini her okuduğumda yüreğime su serpildi. Sonu... Hele kitabın sonu... Sanat filmlerini pek sevmem ve belirsiz son hiç benlik değil. Bu kadar üstten olaylar akarken çat diye kitabın bitmesini hâlâ kabul edemiyorum. Açıkçası verilmek istenen mesaj da kendini çok belli etmek istemiyor gibi. Etkileyici, açık ve iyi bir sonu hak ediyordu kitap bence. Böyleli kitapları sevenler, buradan farklı farklı değerlendirmeler yapacaktır. Bu kadar sözden sonra hak edene hakkını esasıyla teslim etmek için şunu da eklemek gerekir ki o da sürükleyici olduğu gerçeğinin inkar kabul etmemesi. Kitabı gerçekten elimden bırakamadan okudum. Çok parça parça gibi bağımsız olaylar okuyor gibi görünse de epey derli toplu devam etti kitap. "Üslup" konusunda belki de alışılmışın dışında bir tarzdı bu sebeple okumuş olmaktan memnun oldum. Dizisini seyretmek için sabırsızlanıyorum.
Edebiyat
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.