Puan vermedi·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Nisan 2026 09:11 Aile mahkemesinden Yüksek Divan üyesi olan başarılı hâkim Fiona Maye, kitabımızın baş kahramanı. Özel hayatında yaşadığı bir krizle başlıyor kitap. 50’li yaşlarının sonunda, aile mahkemelerinde her türlü olayla karşılaştıktan sonra kendi evliliğinde de bir krizle yüzleşiyor.
Bir yandan özel hayatıyla ilgili sorunlar sürerken kitabın ana davası geliyor önüne. 17 yaşındaki Adam dini inançları gereği alması gereken tedaviyi reddeder ve kaderi Fiona’nın ellerine bırakılır. Fiona evliliği hakkında da en az önüne gelen davalar kadar zorlayıcı bir karar vermek zorundadır.
Kitap boyunca gerek Adam’ın davasına gelmeden önce baktığı dava örneklerinde gerekse daha sonrasında baktığı davalara değinerek ilginç örnekler veriyor yazar. Örnek verdiği davalar genellikle toplumun genel yargıları ve dini inançlar nedeniyle çocuklar üzerinde yaşanan anlaşmazlıklar. Özellikle de kız çocuklarının eğitim hakkı… Anne babaların dini inançlarının çocukların hayatları üzerindeki etkisi üzerine oldukça düşündürücüydü. Bir çocuğun yararına gerçekten kim karar verebilir; aile mi, din mi, devlet mi, yoksa çocuğun kendisi mi? Fiona hep yaptığı gibi Adam’ın davasında da kişisel görüşü ne olursa olsun insanların inançlarına ve kanunlara profesyonel yaklaşarak, çocukların refahını gözeterek zeki ve deneyimli biri olarak doğru bildiği kararı verir.
Ancak Adam’ın davası diğerleri gibi geçip gitmez. Fiona’yı sürekli yeni bir değerlendirme ve karar verme sürecine iter. Üstelik mesele artık yalnızca hukuk ya da din değildir, 60 yaşına yaklaşan bir kadınla 18 yaşındaki bir gencin birbirlerinde uyandırdığı duygular da anlatının içine girerek bambaşka bir etik gerilim yaratır. Fiona yaptığı ya da yapmadığı her şeyin sonucuyla yüzleşmek zorunda kalır.
Okuyucuyu sevkettiği etik sorgulamalar, Fiona’nın güçlü ama kırılgan karakteri, hikâyenin kurgusu, yapılan edebi ve müzikal göndermeler, hâkimlerin hayatının ve mahkemelerin gerçekçi bir şekilde yansıtılması; her şeyiyle çok sevdiğim ve etkilendiğim bir kitap oldu. Kitaptan geriye aklımda bilgiler, duygular, şarkılar, şiirler, bir tablo ve verilmesi imkânsız gibi gelen kararların ağırlığı kaldı.