Grimm masallarını bilmeyen var mı gerçekten? Hansel ve Gretel, Rapunzel, Kırmızı Başlıklı Kız, Pamuk Prenses… Hepimizin çocukluğuna bir şekilde dokunmuş hikâyeler. İşte “Lanetli Masal”, tam da bu noktadan çıkıp oldukça ilgi çekici bir fikir ortaya koyuyor: Ya Grimm kardeşler bu masalları yazmadıysa? Ya aslında yaşanmış olayları aktardıysa? Ve ya bu lanet hâlâ bazı insanların peşindeyse?
Konuya bakınca gerçekten harika bir potansiyel var. Kahramanımız Mina’nın Grimm soyundan gelmesi, hayatı boyunca aksiliklerin peşini bırakmaması, annesinin sürekli şehir değiştirmesi… Bunların hepsi başta çok merak uyandırıyor. Üstelik okul gezisinde Brody’nin hayatını kurtarmasıyla olayların tamamen kontrolden çıkması da hikâyeye güzel bir giriş sağlıyor. Masalların aslında “yaşanması gereken ölümcül olaylar” olması fikrini gerçekten çok sevdim. Fantastik gençlik kitaplarında uzun zamandır bu kadar özgün bir çıkış noktası görmemiştim.
Ama ne yazık ki kitap, sahip olduğu o güzel fikri taşıyabilecek güçte yazılmamış.
Anlatım inanılmaz basit. Hatta yer yer middle grade seviyesinin bile altında hissettirdi bana. Karakterlerin konuşmaları çok yapaydı ve hiçbirinin derinliği yoktu. Mina karakteri ise beni ciddi anlamda yordu. Sürekli saçma kararlar alan, özgüvensiz, insanların ne düşündüğünü aşırı önemseyen klasik “ergen kaosu” karakterlerinden biri olmuş. Bir noktadan sonra empati kurmak yerine “artık kendine gel” demeye başladım. Karakter gelişimi desen neredeyse yok. O kadar olay yaşanmasına rağmen Mina aynı Mina olarak kalıyor.
Brody karakteri ise kitabın nadir katlanılabilir taraflarından biriydi bence. Yaşına göre daha olgun, daha sabırlı ve Mina’nın bütün o itici tavırlarına rağmen yanında duran bir karakter olmuş. Açıkçası hikâyede en gerçek hissettiren kişi oydu. Nan karakterine ise gerçekten hiç girmeyeceğim çünkü yan karakterlerin çoğu ya gereksiz ya da sinir bozucu şekilde yazılmıştı.
Beni en çok şaşırtan şey şu oldu: Böyle güçlü bir fikir nasıl bu kadar amatörce harcanabilir? Çünkü olay örgüsünün temelinde çok sağlam bir dünya var. Grimm masallarını gerçek olaylara bağlamak, lanet fikri, masalları “tamamlama” zorunluluğu… Bunların hepsi çok daha karanlık, daha derin ve daha etkileyici bir seriye dönüşebilirmiş. Ama yazar hedef kitlesini doğru belirleyememiş gibi hissettim. Kitap young adult olmak istiyor ama dili ve karakter yapısı daha küçük yaş grubuna hitap ediyor. Bu yüzden ortaya tuhaf bir dengesizlik çıkmış.
Açık konuşmam gerekirse bu yaşımda bu kadar yüzeysel yazılmış bir seriye devam edebileceğimi sanmıyorum. Evet, fikir harikaydı. Hatta doğru bir kalemden çıksa müthiş bir seri olabilirmiş. Ama iyi fikir tek başına yetmiyor maalesef. Benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Güzel bir potansiyelin nasıl boşa harcandığını okumak üzücüydü.