Okurken en çok hissettiğim şey, insanın korkularıyla yüzleşmesinin ne kadar zor ama bir o kadar da gerekli olduğu oldu. Yazar, karakterlerin iç dünyasını çok samimi bir şekilde anlatmış. Okurken bazı yerlerde kendimi karakterin yerine koydum ve “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündüm.
Kitapta sadece korku değil; cesaret, umut ve değişim de var. Zaten bence kitabın en güçlü yönü de bu. Korkunun insanı nasıl sınırladığını ama aynı zamanda onu aşmanın mümkün olduğunu göstermesi çok etkileyiciydi. Olay örgüsü akıcıydı, dili sade olduğu için okurken hiç zorlanmadım.
Bazı bölümler beni duygusal olarak etkiledi. Özellikle karakterin verdiği kararlar ve yaşadığı iç çatışmalar oldukça gerçekçiydi. Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir rahatlama hem de düşünceli bir hâl vardı.