Bazı kitaplar vardır; sadece bir hikâye anlatmaz, sizi peşinden sürükleyip bambaşka dünyaların kapısını aralar. Shakespeare Sırrı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Uzun zamandır okuduğum hiçbir roman beni bu kadar araştırmaya, merak etmeye ve sayfalar arasında kaybolmaya zorlamamıştı.
İlk başta Shakespeare eserleri etrafında şekillenen edebi bir gizem okuyacağımı düşünmüştüm. Hatta kitap boyunca bırakılan ipuçlarını takip ederek katili ya da olayların arkasındaki kişiyi tahmin etmeye çalıştım. Ancak yazar, tam her şeyi çözdüğümü sandığım anda beni farklı bir yöne çekmeyi başardı. Özellikle aksiyon sahneleri ve beklenmedik gelişmeler, kitabın sadece bir edebiyat bilmecesi olmadığını gösterdi. Tarih, sanat, gizem ve gerilim öylesine ustaca harmanlanmış ki bir an bile sıkılma fırsatı vermiyor.
Kitabın en sevdiğim yanı ise Shakespeare'e yapılan göndermeler oldu. Adı geçen her oyun, her karakter ve her satır insanın içinde araştırma isteği uyandırıyor. Kendimi sık sık kitabı bırakıp Shakespeare eserlerine göz atarken buldum. Bir gönderme yakaladığımda sanki gizli bir şifreyi çözmüş gibi hissettim. Bununla da kalmadı; kitapta adı geçen ressamları, tarihî kişilikleri ve sanat eserlerini araştırırken hikâyenin içine daha da çekildim. Okur olarak yalnızca izleyici değil, olayların bir parçası hâline geliyorsunuz.
Jennifer Lee Carrell'in dili de oldukça etkileyiciydi. Karmaşık bir konuyu anlatmasına rağmen anlatım hiçbir zaman yorucu olmadı. Aksine, her yeni bilgi merakımı daha da artırdı. Kurgu öylesine detaylı hazırlanmış ki en küçük ayrıntının bile bir anlamı olduğunu hissediyorsunuz. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye sadece çözülen bir gizem değil, aynı zamanda öğrenilmiş onlarca yeni bilgi de kalıyor.
Shakespeare Sırrı, bana aynı anda birçok kitap okuyormuşum hissini verdi. Bir yandan polisiye ve gerilim okurken, diğer yandan Shakespeare'in dünyasında dolaşıyor, sanat tarihinin koridorlarında geziniyor ve tarihî sırların peşine düşüyorsunuz. Bu yönüyle sıradan bir polisiyeden çok daha fazlası.
Uzun zaman sonra beni hem eğlendiren hem de zihinsel olarak besleyen bir roman okudum. Detayları, kurgusu, araştırma gerektiren yapısı ve sürprizlerle dolu hikâyesiyle gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Edebiyatla iç içe geçmiş gizemli hikâyeleri sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Bu kitap yalnızca okunmuyor, aynı zamanda yaşanıyor.