·224 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2026 14:21 Malma Istasyonu’ndan sonra yazardan okuduğum ikinci kitap Hayatta Kalanlar’dı. Kitabı sevsem de, beklediğim kadar iyi olmadığını da söylemeliyim.
Büyürken birbirine yabancılaşan üç kardeşin, annelerinin ölümü üzerine bir araya gelmelerini anlatıyor kitap. Hikaye katman katman açılıyor ve kardeşlerin alkolik bir anne baba ile olan travmatik geçmişlerini kesikli bir anlatım ile öğreniyoruz.
Kitabın kapağındaki üç balık, üç kardeşi temsil ediyor ve balık metaforu üzerine kurulan hikayeye gönderme yapıyor. Sanatsal, ağır ilerleyen ve boşluklar olan bir kitap. Ailenin geçmişi aydınlanırken, her şeye hakim olamıyoruz yine.
Konu itibari ile iyi olsa da duygu aktarımı yetersiz ve zaman geçişleri karışık geldi bana. Anlatımı çeşitlendiren bu zaman atlamalarına alışmak önce zaman aldı, sonra sevdim ama sonlara doğru artık hikayenin ortaya çıkması gereken anlarda gereksiz buldum. Kopuk bir aile hayatını, kopuk bir anlatımla aktarmış yazar.
Okuru duyguya boğan bir anlatımı yok yazarın, boşluklar bırakan biri. Sessizce anlatılan hikayede, derine inip bizim çıkarmamızı bekliyor o hisleri.
Açıkçası bazı noktalarda çok etkilendiğim yerler oldu. Kitabın anlatımı zaman atlamalarına rağmen sıkıcı değil ama an itibari ile wow diyeceğim bir kitap da olmadı. Özellikle sonunda çok şaşıracaksın dedikleri nokta beni çok etkilemedi. Hikayenin derinleştiği ve aile hayatının ortaya döküldüğü orta kısımlar kitaba en ait hissettiğim yerler oldu.
Bence kitapta kilit nokta sonuydu. Kitabın sonu daha iyi, daha açıklayıcı bitse belki tüm okuduklarımız bir anlam kazanabilirdi. Annenin mektubu, anlatılan anne karakteriyle çok zıt ve gerçek dışıydı.
Bence beklenti yükseltmezseniz sevebilirsiniz