1. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
Yazar, bazı yerlerde "teistik dinler" tanımlamasına aşırı derecede takılmış; fakat bence bu tavrı oldukça gereksiz. Zira bu tanımın ne anlama geldiğini, neyi ifade ettiğini zaten herkes biliyor. Yazar, kendisinin eleştirdiği o insanlar gibi bir nevi laf kalabalığı ve retorik yapmış. Aslında anlatılmak istenen tikel durumlar çok açıkken, kendisi sadece söyleyiş biçimine ve kavramsallaştırmalara takılmış. Bu tarz gereksiz ayrıntılarla kitabı uzatacağına, meseleyi daha net ve yalın bir zemin üzerinden konuşsa çok daha iyi olurdu.
Ayrıca yazar, yazdıklarını o kadar teknik bir dille kaleme almış ki sanki karşısında felsefe ehli bir topluluk var da onlarla tüm kavramları, tüm kelimeleri en ince anlamlarına kadar inceliyorlar. Bence bu ağır üslup biraz daha basitleştirilmeliydi. Çünkü bu kitabı okuyacak ortalama okuyucuların büyük kısmı, metindeki bu felsefi tümelleri ve çıkarımları anlamayacak; neticede kafası karışarak kitaptan kopacaktır.
2. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
"Kötülüklerin tanrısal müdahaleyle engellenmesi" kısmında, bazı argümanların yanlış bir bakış açısıyla ele alındığını düşünüyorum. Yazar, bu argümanlara direkt olarak "abes" deyip geçmiş; fakat aslında bu iddiaları öne süren kişilerin bekledikleri felsefi cevapları tam manasıyla verememiş. Zaten o tatmin edici cevabı verebilmesi için çok daha farklı bir kulvara girmesi, yani Tanrı’nın müdahale biçimini ve şeklini felsefi olarak en baştan yazması gerekecekti. Bu yüzden bu eksiklik, bölümün genel bağlamı açısından o kadar da hayati bir önem taşımıyor.
3. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
Metinde, "dolayısıyla bağlamsız acıya dair bir insan tasavvuru varmış gibi devam edecek olsak dahi, aslında insan zihninde bağlamsız acıya dair bir tasavvur yoktur" deniliyor. Yazar, keşke diğer çetrefilli konuları da bu tarz temel ve basit örneklerle anlatsaydı. Eğer öyle yapsaydı, kitap çok daha anlaşılır olur ve geniş kitlelere mal edilebilirdi. Ayrıca bölümün en sonunda yaptığı tümel özeti de biraz abartılı buluyorum. Ben kendi zihnimle mantık yürüttüğümde, yazarın vardığı o mutlak sonuca asla ulaşamıyorum.
4. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
Bölümün sonundaki deprem örneği, benim hiçbir şekilde katılamadığım bir argüman oldu. Olaylara çok maddesel ve determinist bir pencereden bakılmış ve bence yine okuyucunun aradığı o esas cevap verilmemiş. Çünkü bana göre Allah isterse her şey her an mümkün olabilir. Depremlerin engellenmesi için illa mevcut fizik ve doğa kanunlarının kökten değişmesi gerekmez; Allah "Ol" der ve iş biter. Aslında yazar burada ya kendisine yöneltilen soruların özünü tam anlamamış ya da bilerek natüralist/materyalist insanlara hitap edebilmek için onların maddesel bakış açısıyla meseleyi anlatmayı tercih etmiş.
5. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
Yazarın "Başka bir evren mümkün mü?" meselesini bu kadar derinlemesine incelemek yerine, sayfalarını ayırabileceği çok daha ilginç ve can alıcı mevzular vardı. Ama yine de bu kısmın, 5. bölümün kendi iç bağlamı adına önemli bir zemin oluşturduğunu kabul etmek gerek. Ayrıca "Tanrı'nın amaçlarını kuşatmak" kısmını da felsefi derinlik açısından biraz eksik ve yüzeysel buldum.
6. Bölüm Hakkındaki Düşüncelerim:
Bu bölüm, açık ara kitabın en beğendiğim kısmı oldu. Çünkü meseleler hiç uzatılmamış, gereksiz laf salatasına girilmemiş ve her seviyeden insanın rahatça kavrayabileceği bir dille, net bir şekilde anlatılmış.
Genel Düşüncelerim:
Öncelikle belirtmeliyim ki genel hatlarıyla kitabı çok beğendim; eleştirdiğim kısımları zaten bölüm bazlı incelemelerimde açıkça dile getirdim. Bana göre bu kitap ya çok daha hacimli olup ele aldığı konuları en ince ayrıntısına kadar derinlemesine incelemeliydi ya da çok daha kısa tutularak doğrudan ana probleme odaklanmalıydı. Zira bu kitabın hitap ettiği hedef kitle ortada ve o kitle içerisinde bu ağır felsefi metni tam manasıyla analiz edebilecek okuyucu sayısı oldukça az.
Metni gerçekten anlayabilecek nitelikteki azınlık ise kitaptaki felsefi boşlukları ve eksiklikleri hemen fark edecek, dolayısıyla kitaptan tam anlamıyla tatmin olmayacaktır. Fakat derinlemesine düşünme kabiliyeti ve felsefi altyapısı olmayan insanlar için, kitap çoğu şeyi somut örneklerle basitçe aktarmayı başarmış. Benim yukarıda şikayetçi olduğum o materyalist/dünyevi bakış açısı da muhtemelen yazar tarafından karşı tarafa argüman sunmak amacıyla bilerek kullanılmış. Kitabın teması, doğası gereği çok uzun ve kapsamlı bir inceleme gerektiriyor; ancak ben elimden geldiğince bu tahlili kısaltmaya çalıştım. Tabii bu özetleme esnasında mecburen birçok konuyu da es geçmek durumunda kaldım. Umarım bu inceleme yazısı sizler için faydalı bir kaynak olmuştur.