Puan vermedi·408 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2026 03:30 Hikâyemiz, çiftlik işlerinde kendilerine yardımcı olması için bir erkek çocuk evlat edinmeyi bekleyen iki yaşlı kardeşin karşısına beklenmedik şekilde Anne’in çıkmasıyla başlıyor. Ardından hayatın zorluklarıyla çok küçük yaşta karşılaşmış bir kızın, tüm yaşadıklarına rağmen yaşamaya, umut etmeye ve kendi yerini bulmaya çalışmasını okuyoruz. Ben aslında diziyi izlerken Anne’in enerjisini ve sürekli yaşadığı olayları yer yer yorucu bulmuştum ama kitabı okurken karaktere ve yaşadıklarına bakışım değişti. Bu kez onun iç dünyasına daha çok yaklaştığımı hissettim.
Anne of Green Gables ilk kez 1908 yılında yayımlanıyor ve hikâye Kanada'nın Prince Edward Adası'nda geçiyor. Kitabın atmosferini bu kadar etkileyici bulmamın sebeplerinden biri de bulunduğu yer oldu. Doğa hikâyenin her anında hissediliyor; mevsimler, yollar, göller ve çevre anlatının duygusunu taşıyor. Bu yüzden kitap boyunca çok sakin ama canlı bir atmosfer vardı.
Anne’in hikâyesinde en çok dikkatimi çeken şey, yaşadığı zorlukların onu tamamen sertleştirmemesi oldu. Hayal kurmaya devam etmesi, küçük şeylerden mutlu olabilmesi ve her şeye rağmen yeni bir hayat kurmaya çalışması çok etkileyiciydi. Kitap boyunca yeni başlangıçlar kadar kapanan dönemler ve vedalar da vardı. Bu yüzden okurken zaman zaman umutlu, zaman zaman da hüzünlü hissettim.
İlk kitap özelinde son bölüm benim için ayrıca güçlüydü. Çok detay vermek istemiyorum çünkü spoiler vermek istemem ama dizisini daha önce izlediğim için bazı olayların farklı ilerlemesini bekliyordum. Bu nedenle kitabın seçtiği son beni daha hazırlıksız yakaladı ve beklediğimden daha fazla etkiledi.
Ben bu kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan şey olaylar değil, bıraktığı his oldu. Özellikle Little Women sevenlerin bu seride çok seveceği bir taraf olduğunu düşünüyorum. Benim gibi çocukluğunu Heidi ile geçirenlerin de burada kendilerinden bir şey bulacağına inanıyorum. Doğayla iç içe atmosferi, küçük anların verdiği mutluluk ve insanın içini yumuşatan o his bana yer yer onu hatırlattı. Bu yüzden Anne bence bitince de insanın içinde kalmaya devam eden kitaplardan biri.