Gönderi

9/10
·320 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 01:24
Tekrardan merhabalar. Bugün Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler'in yorumuyla karşınızdayım. İlk olarak konusundan bahsedeceğim. Julia genç bir kızımız hukuk fakültesinden mezun olduğu günün ertesi günü babası bir anda ortadan kayboluyor. Bir daha onu ne kimse görüyor ne de ondan haber alıyor. Bunun üstüne çok düşmüyorlar. Bilerek ortadan kaybolmak istediğini ya da başına bir iş geldiğini düşünüyorlar. Bir gün Julia'nın annesi evi temizlerken bulduğu bir kutuyu Julia'ya yolluyor. İçine bakmadığını ve belki ilgisini çekebilecek bir şeyler olabileceğini düşündüğü için ona yolladığını söylüyor. Bu kutunun içinde ise babasının 40 yıl önce Mi Mi adındaki bir kadına yazmış olduğu aşk dolu bir mektup var. Bu mektup Julia'yı babasını aramaya itiyor. Mektupta olan adrese gitmeye karar veriyor ve babasının memleketine doğru yola çıkıyor. Bu süreçte hiç tanımadığı bir adam ona babasının hikayesini anlatacağını öne sürüyor ve kitap tam olarak babasının hikayesini ele alıyor. Uzun zamandır böyle güzel bir aşk hikayesi okumamıştım. Kitabın içinde ayrıyeten bir gizem olduğu için sıkıcı bir aşk romanı olduğunu ben düşünmüyorum. Çünkü devamında neler olduğunu ve neler olabileceğini merak ettiğiniz için okumaya devam ediyorsunuz ve asla kendinizi durduramıyorsunuz. Karakterlerin her birini ayrı ayrı çok sevdim ve bu kitaptaki en sevdiğim şey, hiçbir karakterin geçmiş hikayesi atlanılmamış. Her birinin geçmişine değinilmiş. O geçmişteki zorluklardan da bir ana fikir çıkarıldığı gösterilmiş aslında. O yüzden bana sadece bir aşk romanı gibi gelmedi. Hayatın her zorluğundan bir kesit aktarılmış gibi hissettim. Okurken sonlara doğru çok az sıkıldım çünkü bazı betimlemeler benim için çok fazlaydı. Bence betimlemeler kötü değildi, yeterliydi ama ben çok fazla betimleme olunca bazen sıkılabiliyorum. Yine de yazar benim gözümde o atmosferi ve o resmi canlandırabildi ve bunda çok başarılıydı. Kitabın yazılış şeklinde beğendim, diyaloglar çok içtendi. Aslında bakılırsa kurulan hiçbir diyalog boş değildi. Sadece kitabın yayınevi çok fazla yazım yanlış yapmış ve bu benim okuma keyfimi çok etkiledi. Bazı cümleleri anlamakta zorlandığımı itiraf etmeliyim. Ama bu okuma seyrimi çok bozmadı açıkçası. Konusunu da çok beğendim, daha önce böyle bir konuya rastladığımı hatırlamıyorum. Benim için sadece duygusal bir aşk hikayesinden daha fazlaydı. Normalde böyle bir aşk hikayesine ağlardım. Ama nedense sadece gözlerim doldu. Bunun yerine nihayetinde bana çok şey öğretti gibi hissettim. Sanki böyle Myanmar'da bir yolculuğa çıkmışım, orayı gezip gelmişim gibi hissettim. Yazarın felaket bir yer bilgisi var. Zaten zamanında Hindistan'ı falan gezmiş, görmüş. Aşkın aslında birbirinin eksik parçalarını tamamlamak ve bir araya gelince tüm resmi tamamlamak olduğunu anladım. Tek beğenmediğim detay, sonunun daha etkileyici bitmesini isterdim. Nedense aceleye getirilmiş, sonu çok etkileyici yapılamamış gibi geldi. Böyle uzun soluklu bir serüven gibi hissettiren bir kitaba daha akılda kalıcı bir son isterdim. 2. Kitabı varmış sanırım. Onu da okumayı düşünüyorum ama belki okumam bilmiyorum. Kısacası tamamen öneririm, belki bazılarını sıkabilecek bir kitaptır. Ama bir şans vermenizi canı gönülden isterim. Kitapla kalın, sağlıcakla kalın.
Her Kalp Kendi Şarkısını SöylerJan-Philipp Sendker · Arkadya Yayınları · 20192,650 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.