Sevgili Adnan Arduman’ın kalemine bir kez daha hayran kaldım. Daha önce okuduğum "Daha Dün Gibi" kitabı nasıl finaliyle beni ters köşe yaptıysa, "Mart’ın Doğusu" da yine finaliyle bende aynı etkiyi bıraktı.
"Hayatın anlamı nedir?" sorusuyla İstanbul'dan başlayıp Hindistan'a uzanan bir yolculuğa çıkarıyor yazar okuru.
Mart’ın bir davette hiç hazırlıklı olmadığı bu soruyla yüzleşmesi, onu felsefeden Hindistan sokaklarına, insan hikâyelerinden kendi iç yolculuğuna uzanan bambaşka bir arayışa sürüklüyor.
Mart' ın yolculuğu boyunca karşılaştığı her insan, yaşadığı her deneyim, kurduğu her ilişki bu arayışın bir parçasına dönüşüyor. Meşhur Falcı Devanshi'nin yaşamı bir sanat eserine dönüştürme fikri ise Mart'ın zihninde en çok yer eden kısım. Şimdilik ne olacağını tam dillendirmese de kitabın sonunda o sanat ruhunu ele geçiriveriyor.
Yazarın, yine akıcı, neşeli ve okuru içine çeken anlatımıyla sayfalar su gibi akıyor.
Ve o final…
Son satırda bırakılan o tek sesleniş, bütün hikâyeyi okura yeniden sorgulatacak kadar güçlü.
Kitabı bitirdiğinizde zihninizde onlarca ihtimal dolaşıyor...
Ahhh Adnan Hocam yine yapmışsınız yapacağınızı
Editörlüğüyle dokunduğu her metne ayrı bir renk ve zarafet katan Emre Hocamın kaleminin değdiği her yer gerçekten bahar bahçe gibi.
Felsefi sorgulamalarla örülü, merak duygusunu diri tutan, finaliyle zihinde uzun süre etki yaratan ve keyif alarak okunan bir kitap "Mart’ın Doğusu".
Gönülden tavsiye ederim...
#k:537572. Adnan Arduman