Gönderi

Puan vermedi·536 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Nar Ağacı’nı bitirdiğimde, masada öylece kalakaldım ve içimden sadece şu geçti: "Biz meğer ne büyük, ne derin acıların mirasçısıymışız da haberimiz yokmuş." Kitap beni Trabzon’dan Tebriz’e, Tiflis’ten Batum’a kadar öyle muazzam bir yolculuğuna çıkardı ki, sayfaları çevirirken resmen burnuma o eski zamanların, Balkan Harbi’nin, muhaceretin o göç yollarındaki çaresizliğin kokusu geldi. Zehra ile Settar Han’ın o darmadağın olmuş dünyada, savaşın, ayrılığın ve ölümün tam ortasında yeşertmeye çalıştıkları o saf aşkı okurken kalbimin ritmi değişti. Settar Han’ın o asil ama içi yanan duruşu, Zehra’nın o fırtınalı dönemde dik durmaya çalışan naif ruhu içimi hem titretti hem de bana büyük bir hüzün verdi. İnsan okurken ister istemez kendi köklerini, dedelerinin, ninelerinin bu topraklarda bıraktığı ayak izlerini düşünüyor; "Acaba onlar da böyle sevdiler mi, böyle kayboldular mı bu kargaşada?" diye sormadan edemiyor. Hele o romanın adını aldığı nar ağacı tasviri yok mu… Hayatın o çok odalı, çok taneli, hem çok tatlı hem de içi kan ağlayan halini o kadar güzel simgeliyor ki, her nar tanesinde bir insanın gözyaşı gizliymiş gibi hissettim. Bekiroğlu’nun o kelimeleri nakış gibi işleyen, insanı büyüleyen diline kapılıp giderken, tarihin o soğuk sayfalarının arkasında ne kadar gerçek, ne kadar kanlı canlı insan hikayeleri yattığını çok derinden idrak ettim. Kitabın kapağını kapattığımda, içimde hem gidenlerin ardından yakılmış sessiz bir ağıtın burukluğu hem de geçmişime, köklerime sarılma isteği vardı. Nar Ağacı benim için sadece bir roman değil; geçmişin o tozlu, kırık dökük aynasından bugünkü varlığıma bakıp hüzünle gülümsediğim, ruhumu paramparça edip sonra yine o naiflikle tamir eden çok epik, çok buralı bir başyapıt.
Alıntı
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.