Balkanlar, ecdadımız, anlatılmayan tarihimiz
8/10
·178 syf.··
2026 4. kitabı
Bir okurumuzla Balkanlar tarihine yönelik roman tavsiyesi için konuşurken bana bu yazarımızdan bahsedip danışabileceğimi söyledi. Sonrasında yazarımız Mehmet Y. ile tanışma şansı buldum. Kendisi Balkanlar'a oldukça ilgili. Kendisine danışmam neticesinde başka kitaplar olsun, kendi kitabını da tavsiye etti doğal olarak. İlk önce "Yola Düşen Gölgeler" kitabını okudum. Daha sonra bana bu kitabını hediye etme inceliğinde bulundu. Kendisine çok tşk ediyorum :) Kitap, olaydaki kahramanların kendi ağızlarından hikayelerini anlatarak oluşan kısa bölümlerden oluşmakta. Romanya cephesinde savaşıp şehit düşen bir askerin oğlu Mustafa ile Sovyet Rusya işgalinde Kırım'dan kaçan bir ailenin kızı Ayşe'nin yolları İstanbul'da kesişiyor. Sonrasında torunları Tunahan, o savaş yıllarında yitip giden, yeri, mezarı bilinmeyen büyük dedesinin izine dair araştırma yapmak üzere Bükreş'e gidiyor ve onun yaşadığı olaylarla ilerliyor hikaye. Roman, Balkanlar tarihine dair çok güzel, faydalı, aydınlatıcı bilgiler barındırıyor. Kendi ecdadımızın tarihini, Balkanlar'daki geçmişimizi hiç bilmiyoruz dedim kendi kendime. Okullarda tarih dersimiz Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet dönemi olarak çok üstünkörü anlatılıp geçiliyor. Balkanlar'da bıraktığımız izlerden, oralardan göçüp gelen insanlarımızın yaşadıklarından hiç bahsedilmiyor. Sadece şu tarihte şu savaş yapıldı, Osmanlı yendi veya yenildi denmekten öteye gitmiyor anlatılanlar. Kendim Balkanlar turu yaptığımda bıraktığımız izleri görüp, ecdadımızı anarak tarihimizi birazcık öğrenmiş olsam da böylesi kitaplar daha derin duygu ve hislere sürüklüyor insanı. Zaten bu kitabı okuma sebebim de gezip gördüğüm yerlerin tarihiyle bağ kurup seyahatimi daha anlamlı hale getirebilmek içindi. Bu konuda beni etkilediğini söyleyebilirim. Kitapta olay çok akıcı, sıkmayan bir dilde ilerliyor. Bu yüzden çok rahatlıkla okunabilir. Nacizane tek eleştirim bunca dramatik, acılarla dolu hikayeler arasında edebi cümlelere pek rastlayamamak üzdü beni biraz. Sadece olay örgüsüyle kalmış gibi geldi. Kahramanların yaşadıkları hikayeleri anlatırken keza duygularına ortak olabilsek de az biraz kendimizden bulacağımız, içimize işleyen cümleler olsaydı daha güzel olurdu diye düşünmekteyim. Kitapta çok emek, bilgi var gerçekten. Yazarımız tarihimizle ilgili daha nice güzel romanlar, kitaplar yazar inşallah. Bizler de bilgisinden faydalanıp geçmişimizi anmaya, ecdadımızı anıp hafızalarda yaşatmaya devam ederiz umarrım.
Tuna’nın TürküsüMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Eflatun Kitaplar · 2025105 okunma
··
128 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gamze Hanım, eleştirinize kesinlikle katılıyorum. :) Öyle ki, aforizma yok denecek kadar azdı romanda. Doğrusu onu yazdığım zamanlar, henüz 1000kitapla tanışmamıştım. Roman tekniği ve üslubu konusunda birtakım temel eksiklerim vardı. Bunun farkındayım. Genel anlamda beğenmenize ise sevindim. Balkanlar ve Kırım benim özel ilgi alanlarım; okumayı, gezmeyi ve anlatmayı seviyorum. Sağlıcakla ve kitaplarla kalın.
Gamze
Gönderi Sahibi
Her işin bi çıraklık dönemi olur elbet Mehmet Hocam. Ona rağmen piyasada şişirilip övülen birçok kitaptan çok daha iyiydi emin olun. Böylesi içinde çok emek ve bilgi barındıran kitapları, kıymetli yazarlarımızı yeterince farkedemiyoruz reklam lobisi yüzünden ne yazıkki. Ben okumaktan çok keyif aldım. Zamanla daha güzel eserleriniz olacaktır eminim. Balkanları ve başka diyarları daha nice gezdiğiniz, sağlıklı, kitap dolu bir hayat diliyorum. Başarılarınız daim olsun inş.. 😊