Hem yaşlı bir balıkçısınız hem de çevredeki balıkçılar tarafından 84 gündür küçük bir balık dahi tutamadığınız için dillere destan olmuşsunuz… Ne hissederdiniz? Kadersizliğinize boyun eğip pes mi ederdiniz, yoksa küçük de olsa içinizdeki umut sizi yeniden harekete geçirir miydi?
Ernest Hemingway’in kaleminden Yaşlı Adam ve Deniz, ilk bakışta sadece balık tutma hikâyesi gibi görünse de olay örgüsünün içine gizlenmiş mesajlarını okuyucuya usulca sunan bir eser. Anlatımı sade ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Yaşlı balıkçı Santiago’nun büyük mücadelesine tanık olurken, bu mücadele sizi çeşitli duygularla baş başa bırakıyor.
Benim eserden çıkardığım sonuca gelecek olursam; hayatta asıl meselenin kazanmak değil, bu süreçte neler yaşadığın ve neler öğrendiğin olduğunu düşündürdü bana. Çünkü çoğu zaman hayatta sonuca odaklanıyoruz. “Bu biterse mutlu olacağım, şunu yaparsam hayatım düzene girecek, rahatlayacağım…” diyoruz. Ama hayat her zaman böyle ilerlemiyor. Bazen ne kadar emek versen de, ne kadar mücadele etsen de sonuç istediğin gibi olmayabiliyor. Asıl önemli olan, bu süreci nasıl geçirdiğin ve o yolculuktan neyle çıktığın sanırım.
Benim için kısa ama oldukça anlamlı bir eserdi. Şans vermenizi öneririm.
Hayatı ertelememeniz dileğiyle…