Bir Kere Daha #okudumbitti
Bir anı geri alıp yeniden yaşama hakkın olsa, gerçekten daha iyi bir hayat mı kurardın; yoksa sadece başka bir pişmanlığın yolunu mu açardın?
Bu kitabı @kitap_pinari_35 ’ın önerisiyle okudum ve iyi ki okumuşum. Çünkü Mitch Albom’la ilk tanışmamdı ve daha ilk bölümlerden şunu hissettim: Adam, gösterişe kaçmadan duyguyu tam yerine koymayı biliyor. Dil sade, akış pürüzsüz; ama “hafif” değil. Tam tersine, okurken içten içe yokluyor insanı.
Hikâyeye bir sorgu odasında girmek bence çok iyi bir tercih. Dedektif LaPorta’nın karşısındaki Alfie, bir yandan “burada büyük bir numara var” hissi veriyor, bir yandan da o kompozisyon defterinin satır aralarında bambaşka bir hayat açılıyor. Okur olarak sen de dedektifle aynı yerde duruyorsun: Hem merak ediyorsun, hem temkinlisin, hem de sayfalar ilerledikçe duygun değişiyor.
Alfie’nin “bir kez daha” diyebilmesi ilk başta insanın aklına en masum şeyleri getiriyor: çocukluk utançları, yanlış sözler, kaçırılmış fırsatlar… Hatta bir noktada “eh, ben de olsam düzeltirdim” diyorsun. Ama Albom’un güzel yaptığı şey şu: Bu gücü bir dilek hakkı gibi romantize etmiyor. Her geri dönüşün bir bedeli var ve o bedel bazen beklediğin yerden değil, en sevdiğin yerden kesiliyor.
Ben en çok, Alfie’nin zamanla bu güce “yaslanmaya” başlamasından etkilendim. Çünkü hayatı ikinci denemeye bırakmak… kulağa güvenli geliyor ama aslında insanı içten içe çürüten bir konfor. “Nasıl olsa geri dönerim” fikri, cesaret gibi dururken bir noktadan sonra karakteri aşındıran bir alışkanlığa dönüşüyor. Ve kitap bunu yargılamadan gösteriyor; o yüzden Alfie’ye bazen kızarken bile onu tamamen dışlayamıyorsun.
Gianna kısmı ise… kalbimin bir tarafını ciddi ciddi sıkıştırdı. Kitap, aşkı büyük cümlelerle değil, küçük kırılmalarla anlatıyor. Bazen bir bakışın yön değiştirmesi, bazen “o an”ın geri alınması… Ve şu fikir bence çok çarpıcı: Bazı duyguların sihri bozulursa, aynı yere dönsen bile aynı şey yeniden oluşmuyor. Bu, fantastik bir kural gibi değil de gerçek hayatın acı bir özeti gibi duruyor.
Evet, yer yer “mesaj” tarafı belirginleşiyor; Albom zaten kalbi hedefleyen bir yazar. Ama ben bunu rahatsız edici bulmadım. Çünkü hikâye sürükleyici ve duygusu sahici. Hayatın değerini, geri alamadığımız anlar belirliyor. Ve belki de bu yüzden, bugün verdiğimiz kararlar “tek seferlik” olduğu için kıymetli.
Hem hızlı okunan, hem de bittikten sonra insanın içine oturan bir kitaptı. Albom’un kalemini gerçekten sevdim. Pınar’a da ayrıca teşekkür borçluyum.
Peki sen olsan… hayatında hangi ana “bir kere daha” demek isterdin?
@destekyayinlari
@mitchalbom
#BirKereDaha #MitchAlbom #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri